KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2014/5326 E., 2015/12307 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Mal rejiminden kaynaklanan alacak
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
....... ile ...... aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak davasının reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 05.12.2013 gün ve 101/377 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Sultan vekili, mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur.
Davalı Selim vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece; davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların 1986 yılında Türkiye'de evlendikleri, daha sonra izinle Türk vatandaşlığından ayrıldıkları anlaşılmaktadır. Taraflar yabancı ülkede (Almanya) 2013 yılında kesinleşen yabancı boşanma ilamı ile boşanmışlardır. Ancak bu ilamın Türkiye'de tanınması davası açılmamıştır. Davacı Türkiye'de bulunan evlilik birliği içerisinde iktisap edilen taşınmaz, araç ve banka mevduatı üzerinde mal rejiminin tasfiyesine bağlı alacak talep ettiğine göre mal rejiminin tasfiyesine ilişkin 5718 sayılı MÖHUK'un 15.maddesi gözetilerek hangi hukukun uygulanacağının tespiti gerekir.
Buna göre tarafların her ikisinin de Türkiye'de evlendikleri sırada Türk vatandaşı oldukları anlaşıldığından uygulanacak hukuk müşterek milli hukuk olarak Türk Hukuku'dur. Türk Hukukuna göre evlilik mal rejiminden doğan tasfiyesi için gerek katkı payı alacağı gerekse katılma alacağı talep edilebilmesi için evliliğin sona ermesi gerekir. (TMK'nun 225.md.)
Taraflar Almanya'da boşanmışlar ancak bu ilam Türkiye'de tanınmadığından Türk Hukuku'na göre evli gözükmektedirler. Hukuki yarar olması koşuluyla Türk vatandaşlığından çıkanlar hatta yabancılar için verilmiş yabancı mahkeme boşanma kararlarının bile Türkiye'de tanınması mümkündür. Davalının Türkiye'de taşınmazı bulunduğu ve mal rejiminin tasfiyesi Türk Hukuku'na göre yapılacağından Türk Mahkemeleri'nde tarafların boşanmalarına ilişkin yabancı mahkeme ilamının tanınmasını Türk Mahkemeleri'nden talep etmelerinde hukuki yararları mevcuttur. Ancak mahkeme süre vermesine rağmen tarafların bu tanıma davasını açmaktan kaçındıkları anlaşılmaktadır. O halde mahkemece davanın dava koşulu gerçekleşmediğinden usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/5326, K. 2015/12307, 3 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama