Davacılar vekili, .... ilçesi 75 ada 14 parselin ....adına tapuda kayıtlı olduğunu, malikin 1941 yılında öldüğünü, taşınmaz üzerindeki ev ve arsanın davacıların murisi .... ve ölümü ile davacılar tarafından malik sıfatı ile 20 yılı aşkın süre tasarruf edildiğini, tapunun hukuki değerini yitirdiğini açıklayarak TMK'nın 713/2.maddesi gereği tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında tapunun mirasçılar adına intikal görmesi ve bir kısım hisselerin tapuda devredilmesi sebebiyle seçimlik hakkını yeni maliklere karşı tapu iptali ve tescil yönünde kullanmıştır.
Davalılar ... vekili, ....., ... ve müşterekleri vekili, dahili davalı .... vekili, ayrı ayrı benzer cevaplarında davacı tarafın malik sıaftı ile zilyet olmadıkları ve davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
Dahili davalı ..... vekili, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu ve bir kısım hisseleri tapuya güvenerek satın aldığını, dava devam ederken de taşınmaz üzerine bina inşa ettiğini, davacıların boş yerleri işgal ettiklerini açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile .... ili ... ilçesi ... mahallesi ... ada ... parselde ... blok ..... kat ... numaralı ve ... blok ..... kat ... numaralı mesken niteliğindeki taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacıların murisi ....'e ait Sulh Hukuk Mahkemesi'nden alınan 1997/425 esas 1997/503 karar sayılı mirasçılık belgesine göre ayrı ayrı 7'şer pay kabul edilerek 1'er pay şeklinde davacılar adlarına tesciline karar verilmesi üzerine hüküm kayıt maliki davalılar-dahili davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve TMK'nun 713/2. fıkrasında yer alan “maliki 20 yıl önce ölmüş…” hukuki sebebine dayalı olarak TMK'nun 713/1 ve 2. fıkraları gereğince tapunun hukuki değerini yitirdiği gerekçesiyle açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Dava konusu 75 ada 14 parsel kadastro çalışmaları sonucu 170 m2 miktarı ve arsa vasfı ile 20.12.1944 tarihinde (ölü)... adına tespit ve tapuya tescil edilmiştir. Tapunun beyanlar hanesinde "bu arsa üzerindeki ev ... oğlu ... ..... tarafından inşa edilmiştir-143 ada 14 parseldeki .... hissesi" yazılıdır.
75 ada 14 parsel 02.04.2001 tarihinde yapılan imar uygulaması sonunda başka parsellerle tevhiden 1994 m2 miktarlı ve arsa vasfı ile 6502 ada 1 parsel numarasını almış, taşınmazın 197/1994 payı ....(ölü) adına tescil edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12.03.2009 tarih 2008/242 esas 2009/71 karar sayılı ilamı ile tapuda yazılı .... isminin ... oğlu .... olarak tashihine karar verilmiş, karar 24.04.2009 tarihinde kesinleşmiştir.
Karar sonrası 197/1994 pay tapuda 30.04.2009 tarihinde ... mirasçıları adına intikal ettirilmiş, 21.07.2010 tarihinde mirasçılar arasındaki iştirak hali feshedilmiştir. Yargılama sırasında bir kısım mirasçıların paylarını devretmeleri sonrası, taşınmaz üzerine inşa edilen binada kat irtifakı tesis edilmiştir.
Halen yargılamaya konu edilen 6502 ada 1 parseldeki 7.kat 32 numaralı ve 8.kat 36 numaralı daireler, mirasçılardan ...., .....,.... ....., ...... ile diğer mirasçıların hisselerini devralan ..... adına paylı şekilde tapuda kayıtlı bulunmaktadır. Dosyada bulunan mirasçılık belgelerine göre kayıt maliki ....'in 20.03.1941, davacılar murisi ....'in ise 14.03.1969 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır.
1-Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, mahkemece deliller toplanarak karar verildiğine, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğine, dinlenen tanık beyanlarına göre davacıların murisi ... ve ölümü sonrasında mirasçıları tarafından dava konusu 75 ada 14 parselin ev ve arsası, kısmen bahçe olarak malik sıfatı ile zilyet ve tasarruf edildiği, kayıt maliki....'in 20.03.1941 tarihinde ölümü sonrasında tapuda herhangi bir intikal yapılmadığı,
davacılar lehine 1941 tarihinden 30.05.2007 dava tarihe kadar kazanma süresi ve koşullarının gerçekleştiği anlaşıldığına, tanık beyanları yanında dosyaya sunulan 09.04.2010 tarihli satış vaadini içeren kat karşılığı inşaat sözleşmesi içeriği, 08.04.2010 tarihli protokol dikkate alındığında, yargılama sırasında ....'in diğer mirasçılarının paylarını tapuda devralan ve davadan ve uyuşmazlıktan haberdar olduğu anlaşılan ....., TMK'nın 1023.maddesine göre iyiniyetli sayılamayacağına göre kayıt maliki davalılar-dahili davalı şirket vekilinin hükmün esasına yönelen temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Dava, TMK'nun 713/2 maddesinde yazılı ölüm nedenine dayalı iptal ve tescil davasıdır. TMK'nun 713/2. maddesindeki yollama nedeniyle bu tür davaların aynı maddenin diğer fıkralarında yazılı koşullara tabi olması gerektiği sonucuna ulaşılır. Aynı maddenin 3. fıkrasındaki "tescil davası" sözcüğünün 1. ve 2. fıkraya göre açılacak davaları kapsadığının kabulü gerekir. (Yargıtay HGK.nun 17.02.2010 tarih, 2010/8-58 Esas, 2010/78 Karar, M.R.Karahasan - İ.
Özmen, Zilyetlik-Tescil-Tapu İptali Davaları, 1983-Sh. 1451). Buna göre gerek yasal hasım durumunda bulunan Hazine ve diğer kamu tüzel kişileri ve gerekse iptal ve tescil isteği nedeniyle davada taraf durumunu almış bulunan kayıt malikinin mirasçıları davalılar harç, avukatlık ücreti ve diğer yargılama giderlerinden sorumlu tutulamazlar.
Eksik harcın davacılardan alınmasına, yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına ve davacılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. Mahkemece davalıların yargılama giderlerinden sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Kayıt maliki davallar-dahili davalı şirket vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerindedir.
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kayıt maliki davalılar-dahili davalı şirket vekilinin esasa yönelen temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kayıt maliki davalılar-dahili davalı şirket vekilinin yargılama giderlerine yönelen temyiz itirazlarının kabulüne, bu yanlışlığın düzeltilmesi HMK'nun 403. maddesi (HUMK'nun 438/7. fıkrası) gereğince yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden,
hükmün 2, 3 ve 4. fıkralarında yazılı “Harçlar Tarifesi uyarınca hesap edilen 30.240,56 TL karar ve ilam harcından peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 26.459,71 TL karar ve ilam harcının davalılar ve dahili davalılardan tahsili ile hazineye irad kaydına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 28.557,84 TL vekalet ücretinin davalılar ve dahili davalılardan alınarak davacılara verilmesine, Davacılar tarafından yapılan 4.763,00 TL yargılama giderinin davalılar ve dahili davalılardan alınarak davacılara verilmesine" ilişkin bölümlerinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına,
bunun yerine “peşin alınan harç düşüldükten sonra kalan 26.459,71 TL karar ve ilam harcının davacılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, davanın niteliği gereği davacılar lehine avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına” ibaresinin yazılmasına,
Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HMK'nun 304. maddesi (1086 sayılı HUMK'nun 438/7. fıkrası) gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.100,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalılar-dahili davalıya verilmesi,
taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 7.560,15 TL peşin harcın davalılar ve dahili davalıya iadesine 28.04.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.