KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2014/5677 E., 2014/14501 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2014
- Mahkemesi
- Zonguldak 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 26/11/2013
- Numarası
- 2013/83-2013/213
Karar Metni
2.345 kelime·12 dk okuma·1 bölüm
H.. K.. ile G.. İ.. ve G.. T.. aralarındaki değer artış payı, katılma alacağı, özgüleme davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair Zonguldak 2. Aile Mahkemesi'nden verilen 26.11.2013 gün ve 83/213 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalılar G.. İ.. ve G.. T.., duruşmasız olarak davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 08.07.2014 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden G.. İ.. ve G.. T.. vekili Avukat M..B..geldi, başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARŞI OY YAZISI
Dava, ölümle sona eren evlilik birliği içinde edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olarak edinilmiş ve ölen eş adına tapu siciline tescil edilmiş, eşin ölümüne kadar aile konutu olarak kullanılmış taşınmazın; değer artış payı alacağı ve katılma alacağına, bunun yeterli olmaması halinde ölen eşinden dolayı hak kazandığı yasal miras payına mahsuben bunun da yeterli olmaması halinde bedel eklenmesi suretiyle, TMK'nun 240 ve 652 maddeler uyarınca aile konutu üzerinde davacı adına mülkiyet hakkı tanınarak özgülenmesine ilişkindir.
Mahkemece toplanan delillerin değerlendirilmesi sonucu, taşınmazın davacının ölen eşiyle birlikte oturduğu aile konutu olduğu kabul edilip, konutun belirlenen bedelinden davacının katılma alacağı hesaplandıktan sonra kalan miktardan davacının yasal miras payına isabet eden bölüm de düşülmek suretiyle artan kalan miktar davacıya depo ettirilmiş; taşınmazdaki davalıların miras paylarının iptaliyle tek başına davacı adına tapuya tesciline, depo edilen bedelin diğer mirasçılar olan davalılara ödenmesine karar verilmiştir. Hükmü hem davacı hem de davalı taraf aleyhlerine olan bölümleri yönünden temyiz etmiştir.
TMK'nun 240. maddede açıkca “katılma alacağına mahsuben özgülemeden söz edilmekteyse de; özgülemeye konu aile konutundan kaynaklanmak koşuluyla; sadece katılma alacağına değil, mevcutsa “değer artış payı”na mahsuben de özgülemenin mümkün olduğunu; duruma göre her iki alacağın toplanarak mahsup yapılabilceğini düşünüyoruz. Bu bakımdan, değerli çoğunluğun davacının ziynet eşyalarını ve bir miktar nakit parayı konutun alımında kullanıldığının kanıtlandığı, bunun karşılığının değer artış payı (TMK.m.227) olarak usulünce hesaplanıp düşüm yapıldıktan sonra kalan miktar içinde katılma alacağının belirlenmesi gerektiğine değinen bozma kararına katılıyorum.
Diğer yandan TMK'nun 240. madde kapsamında aile konutu üzerinde mülkiyet hakkı tanınması suretiyle özgüleme isteğiyle birlikte yine TMK'nun 652. madde uyarınca miras payına mahsuben özgüleme istenip istenilmeyeceği; bir başka söyleyişle, katılma alacağının mevcut ancak yetersiz olduğu durumda; eklenecek bedelden davacının yasal miras payının düşülüp düşülemeyeceği tartışmalıdır.
Öğretide özgülemenin ya mal rejimlerindeki hükme (TMK.m.240) dayalı olarak, ya da miras hukukuna göre (TMK.m.652) yapılabilceği, iki hakkın birarada kulanılamayacağı, birine ilişkin hak kullanıldığında diğerinin sona ereceği öne sürülmektedir (Mustafa Dural-Turgut Öz:Türk Özel Hukuku, C.IV, Miras Hukuku, İstanbul 2011, s.486). Katılma ve değer artış payı alacağı bir tereke borcudur. TMK'nun 240. maddesi hükmü bir terekenin paylaşılması kuralı niteliğinde değildir.
Bu nedenle, kural olarak TMK'nun 240. madde kapsamında özgülemeye karar verildiğinde; özgüleme talep eden sağ kalan eşin katılma ve varsa değer artış payı alacağına ayrıca bedel eklenmesi gerekiyorsa; bunun terekeye ait olması gerekir. Diğer yandan TMK'nun 652. madde uyarınca aile konutunun mülkiyet hakkı tanıması suretiyle özgülenmesi hükmü, aynı zamanda terekenin paylaştırılmasına ilişkin özel nitelikte bir hükümdür.
Gerek öğretide gerekse uygulamada terekenin tamamen paylaşılmasının istenebileceği gibi, terekeye dahil bir kısım malvarlığı unsurlarının eş söyleyişle kısmi paylaşmanın da istenebileceği kabul edilmektedir (H.Tolunay Ozanemre Yayla, Mirasın Paylaşılması, Ankara 2011,s.237).
Nitekim uygulamada mirasbırakandan kalan birden fazla taşınmazın dahil olduğu bir terekede, miras ortaklığı olarak elbirliği mülkiyetine tabi bu taşınmazlardan sadece birinin bile satış suretiyle ortaklığının giderilmesine karar verilmektedir.
O halde, terekenin katılma alacağı dışında bir borcu bulunmadığı, özgülemeye karşı çıkan diğer mirasçılar tarafından ileri sürülüp kanıtlanmış olmadıkça; aynı davada hem TMK'nun 240. hem de TMK'nun 652. maddeler uyarınca özgülemeye karar verilmesi mümkün olmalıdır.
Bunun için öncelikle katılma alacağı hesaplanmalı, bu yeterli olmadığı takdirde, aile konutunun sürüm değerinden katılma alacağı çıkarılıp, kalan miktar üzerinde davacının yasal miras payına isabet eden bölüm de çıkarıldıktan sonra, bunun da yeterli olmaması halinde; karşılanamayan miktar davacıya depo ettirilerek; yatırdığında özgüleme (tapu iptal/tescil) kararı ile birlikte, depo edilen bu miktarın diğer mirasçılara yasal miras payları oranında ödenmesine karar verilmesi gerekecektir.
Mirasçılar külli halefiyet ilkesi gereğince tereke borçlarından müteselsilen sorumlu olacaklarından; ilerde terekeden alacaklı olan başka kimselerin ortaya çıkması durumunda, bu çözüm onların zararına da olmayacaktır. TMK'nun 652.maddesine dayalı özgüleme talebini incelemeye Sulh Mahkemesi'nin görevli olmasının böyle bir durumda önemi yoktur.
Usul ekonomisi ilkesi (HMK.m.31 uyarınca asıl talep olan TMK'nun 240. maddesine dayalı talep ve taşınmazın aile konutu olma niteliğinin Aile mahkemesince incelenmesi gerektiğinden; her iki talep yönünden incelemenin üst dereceli Aile mahkemesi tarafından yapılması kanuna aykırılk teşkil etmez. Açıklanan nedenlerle Değerli çoğunluğun TMK'nun 652.maddesine dayalı talep yönünden görevsizlik kararı verilmesine ilişkin kararına katılmıyorum: Katıldığım diğer bozma sebebine uygun inceleme yapıldıktan sonra, mahkemenin TMK'nun 652.maddesi uyarınca özgüleme koşullarını da inceleyip özgüleme bedeline yansıtması gerektiğini düşünüyorum.08.07.2014
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/5677, K. 2014/14501, 8 Temmuz 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama