KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2014/9177 E., 2015/22812 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İstihkak
Karar Metni
958 kelime·5 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı 3. kişi vekili, 05.12.2013 tarihinde müvekkili şirkete ait iş yerinde haciz yapıldığını haczedilen malların müvekkili şirkete ait olduğunu iddia ederek davanın kabulü ile menkuller üzerindeki haczin kaldırılmasına % 20 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davada ... İcra Hukuk Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, 3. kişinin istihkak iddiasına ilişkin prosedürün henüz tamamlanmadığını, istihkak iddiasının esas İcra Müdürlüğü tarafından henüz değerlendirilmediğini, yasal prosedür tamamlanmadan dava açılmasında hukuki yararın bulunmadığını savunarak davanın öncelikle yetkisizlik sebebiyle reddine ve %20 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davanın 3. kişi tarafından açılan istihkak davası olduğu, davada asıl icra takibinin yapıldığı yer mahkemesiyle davalının yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu, davalının da süresinde yetki itirazında bulunduğu gerekçesiyle HMK'nun 5. ve 6 maddeleri ile İİK'nun 4. ve 50. maddeleri gereğince mahkemenin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin ... İcra Mahkemesi olduğuna, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili ve görevli ...
İcra Mahkemesi'ne gönderilmesine, HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderleri konusunda yetkili mahkemece karar verilmesine, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili lehine taktir edilen 500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3.kişinin İİK'nun 96 vd maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasıdır. 1- Davacı 3. kişinin temyiz itirazları bakımından; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2- Davalı alacaklının temyiz itirazları bakımından ise;
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 4949 sayılı Yasanın 101. maddesiyle değişik 363. maddesi hükmüne göre; Yasa'nın yürürlüğe girdiği 30.7.2003 tarihinden sonra icra mahkemelerince verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin 2.000.000.000.- TL’sını geçmesi gerekir.
İİK'na 4949 sayılı Yasa'nın 102. maddesiyle eklenen Ek 1. madde uyarınca parasal sınır, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi uyarınca ... Bakanlığı'nca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerlendirme oranında artırılması suretiyle uygulanır.
Buna göre hesaplama yapıldığında 2014 yılında icra mahkemelerince istihkak davaları sonucunda verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyiz konusu 5.440,00.-TL’sının üzerinde bulunmalıdır.
İİK’nun 363. maddesinin 1. fıkrasının 7. bendinde temyiz edilebilecek kararlar arasında sayılan istihkak davalarında ve istihkak davalarına ilişkin takibin taliki kararlarında temyiz incelemesi yapılabilmesi için aynı fıkranın son cümlesinde yer alan özel düzenlemeye göre icra mahkemesi kararının taalluk ettiği malın veya hakkın değerinin belirlenen bu miktarı geçmesi şarttır.
Somut olayda davalı vekilinin temyiz itirazına konu vekalet ücretinin miktarı 5.440,00.-TL’sının altındadır.
Bu durumda temyize konu hakkın değeri kesin nitelik taşıdığından davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/9177, K. 2015/22812, 17 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama