KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/10346 E., 2017/13099 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı vekili, borçlu şirketin takibe dayanak belgedeki adresinde gerçekleştirilen 02/01/2014 tarihli haciz sırasında davalı üçüncü kişi şirket yetkilisi tarafından hacizli menkullere ilişkin istihkak iddiasında bulunulduğunu, oysa borçlu şirket ile davalı üçüncü kişi şirket arasında organik bağ bulunduğunu ve haczedilen menkullerin takip borçlusuna ait olduğunu, borçlu şirketin icra takibine geçilmeden önce alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı işlemlerle iş yerlerini istihkak iddia eden ..... adına devir ettiğini belirterek üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, borçlu şirketin haciz yapılan işyerini alacaklılarını bertaraf etmek maksadıyla muvazaalı bir biçimde davalı üçüncü şahsa devir ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşul, malın üçüncü kişi elinde haczedilmesi üzerine üçüncü kişi tarafından haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak istihkak iddiasında bulunulmasıdır. İstihkak iddiası, tüzel kişilerde tüzel kişiyi temsile yetkili organlarca, gerçek kişilerde ise ya kendisi tarafından ya da bu kişiyi temsile yetkili kişilerce ileri sürülebilir. Tüzel kişiyi veya gerçek kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddia, geçerli bir istihkak iddiası sayılmaz.
Somut olayda, dava konusu 02.01.2014 tarihinde yapılan haciz sırasında hastane mesul müdürü olduğunu beyan eden ve üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunan doktor Halil İbrahim Eren’in üçüncü kişinin ortağı yada temsil yetkilisi olmadığı, anılan şahsın, üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili olmadığı sabittir. Davalı üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren İİK’nun 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiası da bulunmamaktadır.
O halde davacı alacaklının İİK.nun 99. maddesi hükümlerine göre istihkak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından 6100 sayılı HMK nun 114/ h ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın esastan kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/10346, K. 2017/13099, 17 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama