KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/10354 E., 2017/13607 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İstihkak
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
... ARAR
Davacı 3. kişi vekili; 23.06.2014 tarihinde müvekkiline ait işyerindeki malların haczedildiğini,haczedilen malların borçludan satın alındığını belirterek hacizlerin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece;dava konusu haczin 23.06.2014 tarihinde önceden borçlunun faaliyet gösterdiği adreste yapıldığı,davacı 3. kişinin hacizli malları da kapsayan 38 adet makineyi borcun doğumundan sonra borçludan satın aldığı ve borçlu adresinde yine borcun doğumundan sonra faaliyete başladığı, yapılan bu işlemlerin işyeri devri niteliğinde olduğu,ancak bu devrin İİK'nun 44.madde koşullarına uygun olarak yapıldığı iddia ve ispat edilmediği gibi, BK'nın 202.maddesi gereğince de işyerini devir alan davacının devir aldığı işletmenin borçlarından sorumlu olup, bu devrin alacaklının haklarını etkilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davalı alacaklı vekili tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Mahkemece davanın esasına yönelik karar verildiğine göre, karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir.
Somut olayda, hacizli malların değeri,davaya dayanak teşkil eden takibe konu toplam alacak miktarından fazla olduğundan, avukatlık ücretinin takibe konu toplam alacak miktarı üzerinden hesap edilmesi gerekirken davalı taraf yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/10354, K. 2017/13607, 24 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama