KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/11875 E., 2015/17146 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Çal Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 05/09/2013
- Numarası
- 2013/54-2013/170
Karar Metni
485 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Ö.. T.. ile E.. A.. ve müşterekleri aralarındaki muhdesatın tespiti davasının kabulüne dair Çal Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 05.09.2013 gün ve 54/170 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı E.. A.. vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, tarafların paydaş olduğu ve ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen dava konusu 449 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan bağların davacı tarafından meydana getirildiğini açıklayarak davacıya aidiyetinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar E.. A.., S.. A.., F.. A.., Ş.. A.. ve H.. A.. 19.03.2013 havale tarihli dilekçelerinde, bağların davacıya ait olduğunu, davayı kabul ettiklerini beyan etmişler, davalı S.. A.. duruşmadaki beyanında davayı kabul ettiğini açıklamıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm; davalı E.. A.. vekili tarafından aleyhlerine yüklenen vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK'nun 326/1.maddesi uyarınca Kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Kanunda yazılı hallerden birisi hiç şüphesiz Yasa'nın 312/2.maddesidir. Bu madde hükmüne göre davalı taraf davanın açılmasına sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderinden sorumlu değildir. Hemen belirtmek gerekir ki; anılan maddenin uygulanabilirliği, bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesine bağlıdır.
Somut olaya gelince, dava konusu muhdesatların üzerinde bulunduğu 449 parsel sayılı taşınmazda davacı ve davalılar mirasbırakanlarının paylı mülkiyet halinde paydaş oldukları, davacının davasında hukuki yarar koşulunun dayanağını oluşturan ortaklığın giderilmesi davasında, taşınmaz üzerindeki muhdesata ilişkin bir çekişme yaratılmadığı, davacının doğrudan muhdesatın tespitine ilişkin eldeki bu davayı açtığı, tahkikat aşamasına geçilmeden de davalılar tarafından davanın kabul edildiği görülmüştür.
Saptanan bu olgular karşısında; yukarıda açıklandığı üzere, HMK 312/2 maddesi gereği, taraflar arasında görülen ortaklığın giderilmesi davasında dava konusu muhdesatların çekişme konusu yapılmadığından, muhdesatın tespitine ilişkin davada da davayı kabul eden davalıların yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesine göre belirlenen ücretlerin yarısına hükmedilmesi gerekirken, Mahkemece bu hususlar değerlendirilmeden yazılı şekilde yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin tamamının davalılar üzerinde bırakılması doğru olmamıştır.
KARŞI OY
Değerli çoğunluk kararında da belirtildiği gibi; davalılar dava açılmasına sebebiyet vermemişlerdir. Kanun gereğince takdir edilen avukatlık (vekalet) ücreti de yargılama giderlerindendir (HMK. m. 323/1-ğ). Davalılar davanın açılmasına sebebiyet vermedikleri ve bu nedenle diğer yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalarının gerektiği benimsendiğine göre; vekalet ücretinden de sorumlu tutulmamaları gerekir. Açıklanan nedenle, değerli çoğunluğun diğer bozma kararlarına katılmakla birlikte; vekalet ücretine ilişkin bozma sonucuna katılıyor; ancak bozmanın kapsamına ilişkin gerekçesine katılmıyorum.01.10.2015
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/11875, K. 2015/17146, 1 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama