KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/12043 E., 2017/14564 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu aleyhine alacaklı tarafından işe iade davası sonrası verilen hükme dayalı olarak ilamlı takip başlatıldığı, icra emriyle; 7.640,00 TL asıl alacak ve faizinin ödenmesinin istendiği, borçlunun takip dayanağı ilamın eda hükmü içermemesi nedeniyle takibin iptali talebi ve faize itirazı üzerine, Mahkemece, takibin iptaline yönelik şikayetin reddine,borca ve ferilerine yönelik itiraz bakımından 850,59 TL ile sınırlı olarak icranın geri bırakılmasına, tazminat isteğinin reddine karar verilmiş, hüküm, şikayetçi borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre borçlu vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Borçlu vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
HGK’nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 Esas -1997/776 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere ilamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Diğer bir anlatımla, hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. O nedenle, İcra Mahkemesi'nce ilamın infaz edilecek kısmı yorum yoluyla belirlenemez.
Somut olayda, icra takibinin dayanağı olan ilamın hüküm fıkrasının incelenmesinde; talep edilen alacağa ilişkin olarak ilamın eda hükmü içermediği anlaşılmaktadır. Dayanak ilamın 1. fıkrasının (c) ve (d) bentlerinde öngörülen hususlarda, borçlunun alacaklıya işe dönmek için süresinde başvurup başvurmadığının belirlenmesi, alacağın hesaplanması hususlarının yargılamayı gerektirdiği, yine olayda 4857 Sayılı Yasa'nın 21. maddesindeki koşulların oluşup oluşmadığının değerlendirilmesinin de yargılamaya muhtaç olduğu görülmektedir.
Bu durumda Mahkemece, dayanak ilamda, icra emrinde talep edilen alacak yönünden likit bir alacak içeren eda hükmü bulunmadığı nazara alınarak asıl alacak ve faizi yönünden takibin tümden iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/12043, K. 2017/14564, 6 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama