KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/12569 E., 2016/4111 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Tapu iptali ve tescil, Katkı Payı Alacağı ve Katılma Alacağı
Karar Metni
523 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
... ile davalı ... aralarındaki tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde katkı payı ve artık değere katılma alacağı davasının kabulüne dair ... 1. Aile Mahkemesi'nden verilen ... gün ve ... sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için ... Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Avukat ... geldi. Karşı taraftan ... bizzat geldi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, evlilik birliği içerisinde sahip olunan 3 parça taşınmazın edinilmesine vekil edenin gelirleriyle katkıda bulunduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptaliyle müştereken tapuya tesciline, olmadığı takdirde mal rejiminin tasfiyesiyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 150.000 TL'nın davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiş,harcını yatırmak suretiyle talebini ıslah etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu mal varlığının müvekkilinin kişisel gelirleriyle satın alındığını, davacının katkısı bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmesi üzerine; hükmün redde ilişkin bölümü davacı vekili, kabule ilişkin bölümü ise davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hâkime aittir (6100 s.lı HMK 33 m).İddianın ileri sürülüş şekline göre dava; mal rejiminden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde katkı payı alacağı ve artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.
1-Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, mahkemece deliller değerlendirilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, dava konusu mal ayrılığı rejimi döneminde edinilen taşınmaz üzerinden davacının katkı payı alacağı, kooperatif yoluyla sahip olunan taşınmazın dönemleri ayrılmak suretiyle davacının
.//..
katkı payı ve artık değere katılma alacağı usulüne uygun olarak tespit edildiğine göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentte gösterilen dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalı vekilinin faize ilişkin temyiz itirazlarına gelince;davacı vekili dava dilekçesinde, taşınmazların tapu kayıtlarının iptaliyle müştereken vekil edeni adına tesciline, olmadığı takdirde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 150.000 TL tasfiye alacağının davalı taraftan tahsilini istemiş, harcını yatırmak suretiyle verdiği 19.12.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle talep miktarını 209.412 TL'na çıkarmıştır. Görüleceği üzere; davacı vekili gerek dava dilekçesinde,gerekse tarihi açıklanan ıslah dilekçesinde faiz talebinde bulunmamıştır.
HMK'nun 26. (HUMK.nun 74.) maddesi uyarınca hâkim,tarafların isteği ile bağlı olup ondan fazlasına ve/veya başka bir şeye karar veremez. O halde; mahkemece, davacı yanın isteği aşılarak HMK'nun 26. (HUMK.nun 74.) maddesine aykırı olacak şekilde hükmedilen alacağa yazılı tarihlerden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/12569, K. 2016/4111, 8 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama