KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/12786 E., 2015/16927 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2015
- Mahkemesi
- Taşköprü Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 26/12/2013
- Numarası
- 2011/120-2013/263
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Y.. K.. ile T.. İ.. aralarındaki muhdesatın tespiti davasının kabulüne dair Taşköprü Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 26.12.2013 gün ve 120/263 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, tarafların paydaş olduğu 301 ada 12 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın ve müştemilatının davacı tarafından meydana getirildiğini açıklayarak, bu muhdesatların davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, binanın davacı tarafından yaptırıldığını, ancak tarafların davalıya ait 1/5 oranındaki arsa payının davacıya verilmesi, buna karşılık binadaki 2. katın da davalıya ait olacağı konusunda anlaştıklarını, davalının bu şartla bina yapılmasına izin verdiğini belirterek binanın 2. katı yönünden davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile; dava konusu 301 ada 12 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 4 normal kattan oluşan binanın davacı Y.. K..'ye aidiyetinin tespitine karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 718. maddesi hükmünde, arazi üzerindeki mülkiyetin, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsayacağı, bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynakların da gireceği açıklandığından, taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez.
Bu olgu gözönüne alındığında kural olarak ve aksine bir hüküm bulunmadıkça taşınmaz üzerindeki muhdesatların mülkiyetinin tespiti dava edilemeyeceği gibi mahkemelerce de muhdesatların taşınmazın arzına malik olanlar dışında başka bir kişiye ait olması sonucunu doğuracak şekilde hüküm verilemez.
Ne var ki, çoğun içinde azın da bulunduğu, muhdesatların mülkiyetinin tespiti isteminin muhdesatların meydana getirildiğinin tespiti istemini de içerdiği göz önüne alındığında, mülkiyet tespiti istemiyle açılan davalarda, koşullarının varlığı ve davanın kanıtlanması halinde davaya konu muhdesatların davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine, mülkiyet tespiti isteminin ise reddine karar verilmesi gerekir.
Hal böyle olunca, mahkemece az yukarıda açıklanan hukuksal olgu gözetilerek davanın kabulü ile anılan taşınmaz üzerindeki muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine, mülkiyet tespiti isteminin ise reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 1. fıkrasının HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/12786, K. 2015/16927, 28 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama