KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/13624 E., 2017/4983 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Katılma Alacağı
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı ... vekili, davacı ve davalı adına 1/2'şer hisseli olarak satın alınan 4902 ada 21 parsel 6 nolu bağımsız bölüm için çekilen kredinin boşanma dava tarihinden sonra davacı tarafından ödenen bedelin tespiti ile, davalı adına edinilen 1940 parsel sayılı taşınmaz yönünden de alacağının tespit edilerek bağımsız bölümün kişisel mal olarak tespitine, mümkün olmaması halinde her iki taşınmazdaki alacağının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 1940 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacının katılma alacağının kabulüne, 4902 ada 21 parsel 6 nolu bağımsız bölüm yönünden de davacının boşanma dava tarihinden sonra ödediği kredi miktarlarının toplamından kira gelirinden elde edilen gelir düşülerek alacağın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, temyiz dilekçesindeki açıklamalara göre davalı vekili tarafından 4902 ada 21 parsel 6 nolu bağımsız bölüm yönünden temyiz edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; davacının dava dilekçesinde 1/2'şer olarak davalı eş ile malik oldukları taşınmaz nedeniyle kullandığı konut kredisinin boşanma dava tarihinden sonra ödediği kısmın tespiti ile tahsilini istediği anlaşılmıştır. Tüm bu açıklamalara göre, davacının 4902 ada 21 parsel 6 nolu bağımsız bölüme yönelik talebi sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası niteliğinde olduğu anlaşılmakla, davacının iddiası genel hükümlere dayalı (TBK m. 77 vd.) olup, mal rejiminin tasfiyesi kapsamında bir talep niteliğinde değildir.
O halde, 4902 ada 21 parsel 6 nolu bağımsız bölüme yönelik talep TMK 2. kitabından kaynaklanmadığından aile mahkemesi görevli olmayıp, uyuşmazlığın çözüm yeri 6100 sayılı HMK'nun 2.maddesi uyarınca belirlenecek asliye hukuk mahkemesidir. Görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan (HMK m. 114/c) iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önünde bulundurulur (HMK m. 115/1). Mahkemece, 4902 ada 21 parsel 6 nolu bağımsız bölüme yönelik görevsizlik kararı verilmesi grekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/13624, K. 2017/4983, 4 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama