KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/14041 E., 2017/4507 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Katkı Payı ve Katılma Alacağı
Karar Metni
547 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde davalı adına edinilen taşınmaz ve üzerine yapılan bina nedeniyle 10.000,00 TL alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 28.01.2014 tarihli dilekçe ile talep miktarını artırarak toplam 71.863,95 TL alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 10.000,00 TL alacağa dava tarihinden itibaren, 61.863,95 TL alacağa ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte toplam 71.863,95 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalının faize yönelen temyiz itirazlarına gelince;
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK m. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, katkı payı alacağı ve artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 239/3.maddesi hükmüne göre; aksine anlaşma yoksa, tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına faiz yürütülür. Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi buna ilişkin mahkeme kararının verildiği tarihtir. Katkı payı alacağına da dava ve ıslah tarihinden geçerli olarak faiz yürütülmesi gerekir.
Mahkemece, mal rejiminin tasfiyesi ile davacı lehine hüküm altına alınan katılma alacağı ve katkı payı alacağının toplam miktarına göre dava ve ıslah tarihinden itibaren faiz hükmedildiği, alacağın 22.929,72 TL katkı payı alacağı, kalan 48.934,23 TL'sinin de katılma alacağı olduğu anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde talep edilen 10.000,00 TL'nin hangi kalem için ne kadar olduğu açıklanmamamış ve Mahkemece davacının talepleri açık olmadığı halde açıklatma da yapılmamıştır.
Bu durumda her bir kalem için eşit alacak talebinde bulunulduğunun kabulü gerekir. O halde, katılma alacağı olan 48.934,23 TL'ye kararın verildiği 10.12.2014 tarihinden geçerli olmak üzere faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, yanlışa düşülerek dava dilekçesinde talep edilen miktar yönünden dava tarihinden, ıslah edilen miktar yönünden ıslah tarihi olan 28.01.20144 tarihinden itibaren faiz uygulanması yasal düzenlemeye ve Yargıtay uygulamalarına aykırıdır.
Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür (HUMK m. 438/7, HMK 370/2).
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/14041, K. 2017/4507, 28 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama