KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/1485 E., 2017/3595 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İstihkak
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3. kişi vekili, müvekkiline ait işyerindeki menkul malların haczedildiğini, müvekkilinin borçlunun işletmiş olduğu işyerini 13/06/2013 tarihinde devraldığını, takip dayanağı çekin keşide tarihinin 22/07/2013 olduğunu ileri sürerek, istihkak iddialarının kabulü ile davalı alacaklının % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacının borçlu ile akraba olduğunu, devir işleminin muvazaalı olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı 3. kişinin ticaret faaliyetine 13/06/2013 tarihinde başladığı, takibe konu çekin düzenlenme tarihinin 22/07/2013 olduğu, çeklerin ileri tarihli olarak düzenlenmesinin ticari yaşam içinde sıklıkla karşılaşılan bir durum olduğu, borçlu ve 3. kişi arasında alacaklılardan mal kaçırmak için muvazaalı devir işlemi yapıldığı, bir an için istihkak iddiacısının işyerini devraldığı düşünülmüş olsa dahi işletmenin borçlarından sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın reddine, davalının % 20 icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK'nun 96.maddesine dayalı olarak 3. kişinin istihkak iddiasına ilişkindir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3. kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı 3. kişi vekilinin tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İİK'nun 97/13. maddesine göre, istihak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa, alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın % 20'sinden aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunacağı kurala bağlanmıştır.
Buradaki tazminat esasen alacaklı lehine getirilmiş bir gecikme tazminatı olarak nitelendirilmelidir. Alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için anılan yasal düzenleme kapsamındaki tüm koşulların bir arada bulunması, buna göre üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddinin yanı sıra teminat karşılığında takibin ya da satışın ertelenmesi kararının bulunması, bu kararın infaz edilmiş olması, aynı zamanda alacaklının tazminata ilişkin talebinin bulunması gerekir.
Somut olayda ise takibin durdurulmasına karar verilip infaz edildiğine dair dosyaya yansıyan bir bilgi olmadığı halde, yazılı şekilde tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/1485, K. 2017/3595, 14 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama