KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/15020 E., 2015/16928 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2015
- Mahkemesi
- Amasra Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 21/11/2012
- Numarası
- 2012/188-2012/230
Karar Metni
457 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Hazine ile A.. B.. aralarındaki tapu iptali davasının kabulüne dair Amasra Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 21.11.2012 gün ve 188/230 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Hazine vekili, tapuda davalı adına kayıtlı 1982 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisinin içinde kaldığını açıklayarak tapu kaydının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu 1982 parsel sayılı taşınmazın tamamının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı Amasra Belediyesi adına olan 1982 parselin tapu kaydının iptali ile davalı taşınmazın kıyı kenar çizgisi vasfı ile tescil harici bırakılmasına karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamında: dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, deliller takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Dava ve talep, kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptaline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile 1982 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaline, taşınmazın kıyı kenar çizgisi vasfı ile tescil harici bırakılmasına karar verilmiş ise de; taşınmazın tescil harici bırakılması kararı ile yetinilmesi gerekirken hükümde '' ... kıyı kenar çizgisi vasfı ile ...'' ifadelerinin kullanılması doğru olmamıştır. Ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 2.fıkrasındaki ''... kıyı kenar çizgisi vasfı ile ...'' ibarelerinin hükümden çıkartılmasına ve böylece kararın düzeltilmiş bu haliyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Davaya konu edilen 1982 parsel sayılı taşınmaz 1959 yılında yapılan tapulama tespiti sonucu gerçek kişi adına tapuya tescil edilmiş. Amasra Belediyesi tarafından 1996 yılında yapılan Kamulaştırma işlemiyle, taşınmaz anılan belediye mülkiyetine geçmiştir. Belediye kamulaştırmaya karşılık, tapu kayıt malikine bedel ödemiştir. Kıyılar mutlak kamu mallarındandır. Bu nedenle özel mülkiyete konu olması kabul edilemez.
Ne var ki, devletin daha önce özel mülkiyete konu olmuş, tapuya bağlanmış bir taşınmaz nedeniyle 1990 yılında kanunlaşan 3621 sayılı Kanun gereğince kıyı olan yerlere el koyabilmesi için hak sahibine bir bedel ödemesi gereklidir. Aksi halde, Türkiye Cumhuriyeti'nin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (1) nolu protokolünde açıkça korunması hükme bağlanan mülkiyet hakkı çiğnenmiş olur.
Bu nedenle kıyı olduğu blirlenen taşınmaz için iptal/terkin kararı verilebilmesi için, mahkemenin belirleyeceği uygun bedeli davacı Hazinenin davalıya ödemesine de karar verilmek üzere, hüküm bozulmalıdır.
Açıkladığım sebeple, Değerli çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/15020, K. 2015/16928, 28 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama