KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/15410 E., 2018/233 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Meskeniyet İddiası
Karar Metni
912 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
MUHALEFET ŞERHİ
Her ne kadar mahkemece 13.02.2015 günlü ek kararında temyiz süresi olarak 10 gün gösterilmişse de uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'nun 423/son maddesi hükmü uyarınca ek kararın temyiz süresi 7 gündür. Yasanın açıkça gösterdiği temyiz süresi yerel mahkeme hakimi tarafından yanlışlıkla 10 gün olarak gösterilmiş ve alacaklı vekili de 7 günlük temyiz süresini kaçırarak onuncu gün ek kararı temyiz etmiştir. Çözüme kavuşturulması gereken ön sorun, alacaklı vekilinin ek kararı temyizinin süresinde olup olmadığıdır.
Yasada gösterilen süreler kesin olup (6100 s.lı HMK'nun 94/1), hakim tarafından niteliği değiştirilemeyeceği gibi yasada belirtilen istisnalar dışında artırılıp eksiltilmesi de mümkün değildir(HMK'nun 90/1).
Anayasa Mahkemesinin 2013/7114 sayılı başvuru üzerine verdiği 20.01.2016 günlü kararda, benzer şekilde yasa yolunun hatalı gösterilmesi ile ilgilinin temyiz süresini kaçırmasına sebebiyet verilmesinin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerini zedelediği ve sonuç olarak mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği belirtilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru üzerine verdiği kararda hak ihlaline işaret edilmiştir. Hak ihlali söz konusu olduğunda, mağdurun 6100 sayılı HMK'nun 46 vd. maddeleri gereğince devlet aleyhine tazminat davası açması mümkündür. Açıklanan hak ihlali, yasanın belirlediği süreyi uzatma sonucunu doğurmaz (Yargıtay HGK. 24.05.2017 2017/23-857 E. 2017/1010 K.)
Yasanın belirlediği sürelerin ya da kanun yollarına başvurulacak yerlerin mahkemece yanlış gösterilmesi durumunda, yasal düzenlemedeki süre yerine mahkemece yanlışlıkla belirtilen süreye veya gösterilen kanun yoluna(İstinaf yerine Yargıtay ya da aksi) başvurmak yargılamanın istikrarı ve güvenirliğini ortadan kaldıracaktır. Tüm bu açıklamalar nedeniyle, 13.02.2015 tarihli ek kararın temyiz süresinin geçirilmiş olması nedeniyle temyiz itirazının reddine karar verilmesi yerine süresinde kabul edilmesinin doğru olmadığı düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/15410, K. 2018/233, 11 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama