KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/15438 E., 2015/18325 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Antalya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 25/02/2015
- Numarası
- 2015/167-2015/152
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
İcra dosyasında Antalya 3. İş Mahkemesi'nin 2011/259 Esas, 2014/478 Karar ve 21/11/2014 tarihli kararına dayalı olarak ilam borçluları .. İnşaat Turizm Taah. ve San. A.Ş. ile .. Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. aleyhine ilamlı icra takibi yapılmıştır.
Borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; takibe dayanak ilamda vekiledeni şirket ile diğer davalı şirketi temsil eden vekiller farklı olmasına rağmen, icra emrinin her iki davalı şirketin vekili kendisiymiş gibi şahsına tebliğ edildiğini belirterek icra emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme'ce şikayetin kabulü ile icra emrinin iptaline karar verilmesi üzerine; hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11, Avukatlık Kanunu 41 ve HUMK'nun 62-68 maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur.
Somut olayda, takip dayanağı ilamda her iki davalının kendilerini farklı vekillerle temsil ettikleri anlaşılmaktadır. İcra emrinde her ne kadar her iki borçlunun vekili olarak Av. M.. T..'ın ismi yazılı ise de bu durum maddi hata olup mahallince her zaman düzeltilebilir. Ayrıca, alacaklı vekilinin temyiz dilekçesine eklediği tebligat parçalarından icra emri ile dayanak ilamın her iki vekile ayrı ayrı tebliğ edildiği de anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Mahkeme'ce, borçlu vekilinin şikayetinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/15438, K. 2015/18325, 14 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama