KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/15886 E., 2017/6349 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İstihkak
Karar Metni
555 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 30.04.2015 gün ve 2015/4064 Esas, 2015/9776 Karar sayılı ilamı ile temyiz dilekçesinin reddine karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
... ARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, 1.7.2014 tarihinde müvekkiline ait iş yerinde müvekkiline ait menkul malların haczedildiğini, borçlunun müvekkilinin oğlu olduğunu ve zor durumda olduğu için işe aldığını, muhafaza baskısı altında dosya borcu olan 5940,00 TL'sini teminat olarak icra dosyasına depo ettiklerini açıklayarak istihkak davasının kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına, teminat olarak yatırılan 5940-TL'nin iadesine ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili; borçlunun davacı 3. kişinin oğlu olduğunu, haciz sırasında yapılan evrak araştırmasında borçluya ait belgeler bulunduğunu belirterek, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalı borçlu, borcun kendisine ait olduğunu, haciz mahallinin ise babasına ait olduğunu, işlerinin kötü gitmesi nedeniyle iş yerini kapatarak eşyaları haciz mahalline taşıdığını beyan etmiştir.
Mahkemece; ispat yükü üzerine düşen davacı 3. kişinin delil olarak sunduğu fatura, vergi ve sigorta kayıtlarının haciz mahalline ilişkin olmadığı, faturaların borcun doğum tarihinden sonraki bir döneme ait olup, ödeme ile ilgili belgelerin sunulmadığı, karinenin aksinin davacı 3. kişi tarafından usulüne uygun olarak ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı 3.kişi vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce, 2015/4064 Esas, 2015/9776 Karar sayılı, 30.4.2015 tarihli karar ile temyiz konusu uyuşmazlığın değerinin 5440,00 TL'nin altında olduğu ve hüküm kesin nitelik taşıdığından bahisle, temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş, Daire kararına yönelik davacı 3. kişi vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Dava konusu 1.7.2014 günlü hacizden sonra, aynı yerde uygulanan 23.07.2014 tarihli haciz sırasında, davacı üçüncü kişi tarafından 5.940,00 TL ödeme yapılmıştır. Malların muhafazasına engel olmak amacıyla dosyaya teminat olarak para ödenmesi durumunda haczin para üzerine geçtiğinin ve istihkak davasının da bu bedel üzerinden devam ettiğinin kabulü gerekir.
O halde davanın, hacze konu mahcuzların değeri ile birlikte yapılan ödeme miktarını da kapsadığı kabul edilmelidir. 2014 yılında icra mahkemelerince verilen kararların temyiz edilebilmesi için temyiz konusu mahcuzların değeri 5440,00 TL'nin üzerinde bulunmalıdır.
Bu haliyle, temyiz konusu mahcuzların değeri ile ödeme miktarının, kesinlik sınırı olan 5440,00 TL’nin üzerinde olduğu, açıklanan nedenlerle karar kesin olmadığından, temyiz dilekçesinin reddine dair Dairemiz kararının kaldırılmasına karar verilerek hükmün esasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere, haciz mahallinde borçluya ait birçok evrak bulunmasına, borçlu ile 3. kişi arasında yakın akrabalık bağı olmasına, borçlu ile 3.kişinin aynı alanda faaliyet göstermelerine, borçlunun işyerini kapattıktan sonra eşyalarını haciz mahalline taşıdığına dair beyanına, davacı 3. kişinin dayandığı,
bir kısmı borcun doğumundan sonraki tarihleri taşıyan ve ayırt edici özellikleri bulunmayan faturaların istihkak davalarında güçlü delil teşkil etmeyeceğine ve mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli olmadığına göre, davacı 3. kişinin yerinde bulunmayan itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/15886, K. 2017/6349, 27 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama