KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/16089 E., 2017/17689 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İstihkak
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3. kişi şirket vekili, müvekkiline ait işyerinde 14.08.2014 tarihinde haciz yapıldığını, müvekkilinin mallarının haczedildiğini belirterek istihkak iddialarının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlu ile davacı şirketlerin ... şirketler grubuna dahil olduğunu, kurucu ortaklarının aynı olduğunu, organik bağın hisse devirleri ile gizlenmeye çalışıldığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, değişik zamanlarda hisse devirleri yapılmış ise de, temelde borçlu şirket ile 3. kişi şirketin aynı şirket grubuna ait olup aynı iş kolunda faaliyet gösterdikleri gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Haciz 3. kişinin ticaret sicilde kayıtlı iş yeri adresinde yapılmış olup, haciz sırasında borçlu şirket ortakları hazır olmadığı gibi borçluya ait herhangi bir belge de bulunmamıştır. Bunun yanında, borçlu şirket ile davacı 3. kişi şirket borcun doğumundan çok önce kurulmuştur.
Dosya içerisinde yer alan ticaret sicil kayıtlarına göre borçlu şirket ile davacı 3. kişi şirketlerin belli bir dönem aynı adreste faaliyet gösterdiği anlaşılmakta ise de, davacı 3. kişi şirket 2004 yılında adresini ...’ya nakil etmiş olup, bu tarih itibari ile borçlu şirket ...’da faaliyetine devam ederken davacı 3.kişi şirket ...'da faaliyet göstermiştir. Öte yandan, borçlu şirket ortaklarından ....
16.12.2009 tarihinde 3. kişi şirketteki hisselerini devretmiş olup, 2009 yılı itibari ile borçlu şirket ile davacı 3. kişi şirketlerin ortakları farklıdır. Bu nedenlerle, dava her ne kadar İİK'nun 96 vd. maddeleri uyarınca 3. kişi tarafından açılmış ise de. İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi davacı 3. kişi lehine olup, ispat yükü altında olan davalı alacaklı karinenin aksini kanıtlamaya elverişli deliller sunmamıştır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın kabulü yerine, oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile reddine yönelik hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/16089, K. 2017/17689, 28 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama