KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/16737 E., 2016/5742 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Değer Artış Payı ve Artık Değere Katılma Alacağı
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
... ile ... aralarındaki değer artış payı ve artık değere katılma alacağı davasının kısmen kabulüne dair ... Aile Mahkemesi'nden verilen 10.06.2015 gün ve 77/501 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili, duruşmasız incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 29.03.2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Avukat ... geldi. Karşı taraftan kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, tarafların 2003 yılında evlendiklerini, evlilik birliği içerisinde sahip olunan taşınmaz ve araçlar üzerinde tasfiye alacağı bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, 60.000 TL katılma alacağının dava tarihinden geçerli yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, taşınmazın alınmasında davacının bileziklerini bozdurduğunu, bir bölümün kredi kullanmak suretiyle satın alındığını, kalan miktarın ise babasının desteğiyle edinildiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 66.068,50 TL. katılma alacağının karar tarihinden geçerli yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir(6100 sayılı HMK 33. m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, değer artış payı ve artık değere katılma alacağı isteklerine ilişkindir.
1-Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, mahkemece deliller değerlendirilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentte gösterilen nedenler dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarına gelince; değer artış payı ve artık değere katılma alacak miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut
olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye anındaki sürüm (rayiç) değerleri esas alınır (TMK 227/1, 228/1, 232 ve 235/1. m). Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye anı karar tarihidir. Buna göre, dava konusu taşınmazın 2013 yılındaki değeri karar tarihi itibarı ile güncelliğini yitirmiş olduğundan, tasfiyeye konu taşınmazların yeniden sürüm (piyasa) değerlerinin belirlenmesi ve karar tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekmektedir. Mahkemece bu hususların gözardı edilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/16737, K. 2016/5742, 29 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama