KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/16749 E., 2017/5078 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
462 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ..., dava dilekçesinde belirtilen taşınmaz nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur.
Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, 24.03.2015 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen 65.427,00-TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir(6100 sayılı HMK 33. m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.
Eşler, 25.11.1998 tarihinde evlenmiş, 10.09.2012 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir(TMK 225/son).
Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı(743 sayılı TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir(4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1.m).
Tasfiyeye konu kooperatife davalı eş tarafından 03.06.2002 tarihinde üye olunmuş, dava konusu taşınmaz 2007 yılında teslim alınmış ve boşanma dava tarihinden sonra 07.11.2013 tarihinde davalı eş adına tescil edilmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır(TMK 179.m).
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hareketle, dava konusu taşınmazın tasfiye tarihindeki değeri olarak tespit edilen 2015 yılı değeri olan 154.154,00-TL'den mal rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihinden sonra davalı tarafından kooperatife yapılan ödeme toplamı olan 23.300,10-TL'nin düşülmesi suretiyle bulunan miktarın yarısı oranındaki 65.427,00-TL katılma alacağının davalıdan tahsiline karar verilmişse de bu karara katılma olanağı bulunmamaktadır.
Şöyle ki, dava konusu taşınmaz kooperatif üyeliği sonucu elde edildiğine, mal rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihi olan 10.09.2012 tarihine kadar kooperatife yapılan ödeme toplamının 78.294,90-TL, bu tarihten sonra yapılan ödeme toplamının 23.300,10-TL olduğu anlaşıldığına göre, kooperatife üyelik tarihinden mal rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihine kadar,
yani evlilik birliği içinde yapılan ödemenin toplam ödemeye oranının tespiti ile bu oranın dava konusu taşınmazın tasfiye tarihindeki değeri ile çarpılması suretiyle bulunacak miktarın artık değeri oluşturacağı ve davacının bu artık değerin yarısı üzerinde katılma alacağı hakkı olduğu gözetilmesi gerekirken boşanma dava tarihinden sonra ödenen miktarın taşınmazın tasfiye tarihindeki değerinden direkt olarak düşülmek suretiyle kalan miktarın yarısına katılma alacağı olarak hükmedilmesi ve bu suretle davalı aleyhine fazla alacağa hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/16749, K. 2017/5078, 6 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama