KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/17146 E., 2018/2431 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İstihkak
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı vekili, 28.10.2014 tarihinde yapılan haciz esnasında borçlu şirkete ait menkullerin haczedildiğini,haciz esnasında hazır bulunan borçlu şirket yetkilisinin gelinen adresin 3. kişi şirkete ait olduğunu iddia ettiğini, bunun üzerine İcra Müdürlüğünce İİK.nun 99 maddesi uyarınca davalı 3. kişi aleyhine istihkak davası açmak üzere kendilerine 7 günlük süre verildiğini öne sürerek davalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 3. kişi vekili ise;mahcuzların müvekkiline ait olduğunu öne sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, borçlu şirketin 2014 yılı başında tasfiyeye girdiği ve merkez adresinin davacı alacaklının yaptığı takip sırasında tahliye edildiği,3. kişi şirketin ise halen faal olduğu,tanık beyanı ve Vergi Dairesi yazı cevabı uyarınca haciz adresinin 3. kişi şirkete ait olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık İİK'nun 99 maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Kural olarak alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı olarak açtığı istihkak davasında haczedilen malın 3. kişiye değil kendisine ait olduğunu bildiren borçlu, taraf olarak yer almaz. Somut olayda ise haciz esnasında hazır olan borçlu şirket yetkilisinin,haciz adresinin 3. kişi şirkete ait olduğunu öne sürerek çekişme yarattığı anlaşıldığından, alacaklı tarafından açılan davada davalı sıfatı ile davaya katılmasının sağlanması için, davacı alacaklıya süre verilerek taraf teşkilinin sağlanması, tarafların tüm delillerinin toplanmasının ardından, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekir.
Mahkemece taraf teşkili sağlanmadan işin esasına yönelik karar verilmesi isabetli olmamıştır.
2-Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/17146, K. 2018/2431, 19 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama