KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/18820 E., 2016/7646 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Katılma Alacağı
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
... ile ... aralarındaki katılma alacağı davasının kabulüne dair .... Aile Mahkemesi'nden verilen 03.07.2015 gün ve 418/1043 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.04.2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Avukat ... geldi. Karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, evlilik birliği içerisinde edinilen davalı adına kayıtlı mal varlığının yasal mal rejimine göre tasfiye edilerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 1.000.000.00 TL alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu mal varlığının edinilmesinde davacının katkısının bulunmadığını, kişisel malı olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 1.000.000,00 TL alacağın keşif tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, temyiz edenin sıfatına ve takdirde bir isabetsizlik görülmediğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davalı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı lehine hükmedilen alacak, katılma alacağı niteliğindedir. TMK'nun 239/son maddesinde; “…aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür; durum ve koşullar gerektiriyorsa ayrıca borçludan güvence istenebilir…” hüküm altına alınmıştır. Mahkemece, karar tarihinden itibaren alacağa faiz yürütülmesi gerekirken, davalı aleyhine olacak şekilde keşif tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması doğru olmamıştır. Ne varki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür (HUMK. Md. 438/7).
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/18820, K. 2016/7646, 26 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama