KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/1902 E., 2017/2567 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Şikayet
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, takibe konu ilamın Yargıtay'ca düzeltilerek onanması sonrası yapılan 13.08.2014 tarihli dosya hesabının doğru olmadığını, borcun tamamının daha önce ödenmiş olması nedeniyle mükerrer alacak hesabı yapıldığını, ayrıca alacaklının 14.08.2014 tarihli haciz talebinin 13.08.2014 tarihinde kabul edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek İcra Müdürlüğü'nün 13.08.2014 tarihli karar ve işlemlerinin iptalini, varsa bakiye borcun hesaplanmasını, hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu dikkate alınarak şikayetin kabulü ile muhtıra tarihi itibariyle borç miktarının 96.364,84 TL ödeme tarihi itibariyle 96.439,62 TL olduğunun tespitine, fazla ödenen kısmın 850,00 TL olduğunun tespitine karar verilmesi üzerine; hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 100 (818 sayılı B.K'nun 84.) maddesinde kısmi ödemelerin öncelikle faizden ve masraftan mahsup edileceği hükmüne yer verilmiştir. Başka bir anlatımla kısmi ödemelerin öncelikle fer'i alacaklardan mahsup edileceği kuralı bulunmaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hesaplanan toplam borçtan kısmi ödemelerin mahsup edildiği anlaşılmaktadır.
Ayrıca, icra takip dosyasına 21.06.2013 tarihinde 221.398,31 TL ödeme yapılmış olmasına rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda ödeme tarihinin 02.10.2013 olarak belirlendiği, bu durumda Mahkemece; 221.398,31 TL'nın 21.06.2013 tarihinde ödendiği dikkate alınarak ve TBK 100 (BK'nun 84.) maddesi uyarınca kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilerek bakiye alacak bu suretle saptanması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığından hükmün sadece borçlu tarafından temyiz edildiği gözönüne alınarak yeniden hüküm tesisi için hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kabule göre de, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki fazla ödendiği belirlenen kısım ile hükümde fazla ödendiği belirlenen kısmın birbiriyle örtüşmemesi, çelişki doğurduğundan isabetsizdir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/1902, K. 2017/2567, 27 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama