İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2015/19177 K.2015/20591

HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 388

Esas2015/19177Karar2015/20591Tarih17 Kasım 2015Okuma5 dk · 936 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2015/19177 E., 2015/20591 K.·Katılma Alacağı Davası

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Kasım 2015
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

936 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 388

HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 440

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 297

"İçtihat Metni"S.. Ç.. ile F.. T.. aralarındaki katılma alacağı davasının reddine dair Ankara Batı 2. Aile Mahkemesi'nden verilen 03.03.2015 gün ve ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 27,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, 17.11.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, eşler arasında mal rejiminden kaynaklanan katılma alacağı istemine ilişkindir.

Davacı vekili, evlilik birliği içerisinde edinilip, aile konutu olarak kullanılan taşınmazın başkasına kefaletten kaynaklanan borç sebebiyle kaybedilmemesi için müvekkili adına tapuda tescil edileceğini söyleyen davalının bu sözüne inanarak anlaşmalı boşandıklarını, ataerkil aile geleneği gereğince de davalıya güvendiğini, formalite boşandıklarına ikna edildiğinden, iradesi fesada uğratıldığından protokol metnini bu organize

.//..

içinde kabul ettiğini bildirdiğini, boşanma gerçekleştikten sonra eşlerin yaklaşık bir yıl birlikte yaşamaya devam ettiklerini, taşınmazın müvekkili adına tescilini yapmayan davalının 2014 yılı Haziran ayında kendisine yalan söylediğini, gerçekten boşandıklarını, taşınmazı da sattığını açıkladığını ileri sürerek, katılma alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, tarafların hür iradeleri ile boşanma protokolü düzenlenip, mahkeme huzurunda beyanda bulunulduğunu, davacının hile ile iradesinin fesada uğratılmadığını savunmuştur.

Mahkemece, tarafların anlaşmalı olarak boşandıkları davada mal paylaşımına ilişkin taleplerinin kesinleşen hükümle karara bağlandığı gerekçesiyle ‘kesin hüküm nedeniyle davanın reddine’ karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar 20.03.2000 tarihinde evlenmiş, davalının 22.07.2013 tarihinde açtığı anlaşmalı boşanma davası sonunda 10.09.2013 tarihinde kesinleşen ilamla boşanmışlardır. Müşterek iki küçük çocuğun velayeti anneye verilmiş, çocuklar lehine 250’şer lira aylık nafaka takdir olunmakla birlikte anlaşma uyarınca kadın için nafakaya, maddi ve manevi tazminata hükmedilmemiştir. Nüfus kaydına göre davalı erkek 31.07.2014 tarihinde ikinci eşiyle evlenmiştir. Tapu kaydında ise 01.09.2006 tarihinde davalı adına edinilen dava konusu 1 parsel sayılı 4 no.lu bağımsız bölüm 24.06.2014 tarihinde dava dışı üçüncü kişiye satılmıştır.

Dosya içinde "PROTOKOL" başlıklı tarihsiz belge içeriğinde “MADDİ VARLIĞIMIZ: Birbirimizden herhangi bir hak talep etmiyoruz. Mahkemenize sunduğumuz boşanma dilekçesinde belirtmiş olduğumuz üzere eşimle maddi ve manevi mal paylaşımı yaparak anlaşmaya vardık. Mahkemenizce kısa sürede talebimiz yönünde karar vermenizi…” şeklinde ibarelere yer verilmiştir. Boşanma davası dava dilekçesinde sadece protokol sunulduğu belirtilmiş, başkaca açıklayıcı bilgi ve beyana rastlanmamıştır. Ancak ‘kısa sürede boşanma yönünde karar verme’ talebi de vurgulanmıştır.

24.07.2013 günlü ‘ön inceleme ve tahkikat duruşma tutanağında ise, ilk sayfada tarafların dava dilekçesi ve protokol metnini tekrarladıklarına dair beyanları imzaları ile tasdik ettirilmiş, ikinci sayfasında “5-Evdeki eşyaları paylaştık, ziynet eşyası ve çeyiz eşyaları vb mal anlaşmazlığımız ve talebimiz yoktur, ortak taşınır ve taşınmaz malvarlığımız da bulunmamaktadır…protokol ile huzurdaki beyanlar arasında çelişki doğar ise huzurdaki beyanların esas alınmasını talep ediyoruz…” sözcüklerinin duruşma tutanağına yazılarak imzalarının alındığı görülmüştür.

Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde, Ankara Batı 2. Aile Mahkemesi'nin 2014/.. esasında hile ve kandırma yolu ile iradesinin fesada uğratılmasıyla boşanmanın ferilerine ilişkin talepler konusunda dava açıldığı bildirilmiştir. Boşanma ilamının 6 no.lu bendinde ise aynen “…Maddi-manevi tazminat talepleri ve mal anlaşmazlıkları bulunmadığından bu konularda karar ittihazına yer olmadığına…” hükmolunmuştur.

Somut veriler incelenip irdelendiğinde; yanların mal rejiminden kaynaklanan alacaklarından feragat ettiklerine ilişkin açık ifadelere gerek protokolde, gerek boşanma davası duruşmasındaki beyanlarında yer verdiklerini kabul etmek mümkün değildir. Zira mevcut sözcükler mal rejiminden kaynaklanan alacak haklarından feragatlerini açıklayan yeterlilik taşımamakta üstü örtülü, yoruma muhtaç genel ifadeler niteliğindedir.

Bilindiği üzere; bu tür davalarda genel olarak davacı tarafı kadınlar oluşturmaktadır. Ülkemizde ekonomik ve sosyal koşullara baktığımızda gelir durumu ve malvarlığı iyi olan tarafın genelde erkekler olduğunu söylemek mümkündür. Diğer yandan, boşanma davalarının maddi ve manevi sonuçları yoğun yaşanan davalar olma özelliği gözetildiğinde de, eşlerin öncelikle manevi duygularla hareket ederek (özellikle anlaşmalı boşanmalarda) boşanmayı bir an önce gerçekleştirmeyi hedefledikleri gözlenmektedir. İlerisi yeterince düşünülmeden alelacele düzenlenen protokoller ve beyanlar ile eşler gelecekteki ekonomik durumlarını zora .//..

sokan belgelere tutanaklara imzalar atabilmektedir. Öncelik, bir an önce boşanıp ayrılmayı sağlamak, küçük çocukların velayeti, çeyizler, ev eşyaları olmakta sair haklar ötelenmektedir. İşte boşanma gerçekleşip, yeni bir yaşamın kurulması aşamasında ekonomik zorluklarla karşılaşılınca evlilik birliği içerisinde edinilen mal ve haklar hatırlanmaktadır.

Boşanma davalarının yargılaması sırasında gerek protokol, gerek mahkeme içi ikrar niteliğindeki duruşmadaki beyanlar ile mal rejiminden kaynaklanan alacak haklarından eşlerin feragatleri mümkün ise de, yasa koyucunun bu tür davaların açılabilmesi için on yıllık süre tanıdığı da göz önünde tutularak, protokoldeki ve duruşmadaki ifadelerin eşlerin gerçek iradelerini yansıtıp yansıtmadığını serbestçe (gerekirse hadise şeklinde) araştırıp inceleyerek karar altına alınmalıdır.

Mahkemece yanların ekonomik sosyal durumları, yaşları, eğitim seviyeleri, velayetleri verilen müşterek çocukların okulları gibi boşanma dava dosyasına yansıyabilen sair bilgiler gözetilip, gerek duyulursa muhtemel olumsuz ekonomik yansımaları konusunda eşlere uyarıda da bulunulmalıdır. Aksi halde eşlerin ağır sorumluluklarla karşı karşıya kalabilecekleri öngörülmelidir.

Nitekim ekonomik-sosyal durum araştırmasına göre, davacı kadın ilkokul mezunu olup, çalışmamaktadır. Boşanma sonrasında ilköğretimde okuyan iki çocuğu ile birlikte Çorum’da yaşayan erkek kardeşinin yanında yaşamını sürdürmekte malvarlığı da bulunmamaktadır. İlkokul mezunu davalı erkeğin ise aylık 1.000 TL gelir getiren inşaat işlerinde çalıştığı, ikinci eşine ait evde oturduğu, bir otomobil dışında malvarlığının bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Tüm açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde: Yerel mahkemece öncelikle davacı yanın hata-hile iddiası üzerinde durulup, taraf delilleri toplanmalı ve değerlendirilmelidir. Öte yandan, boşanmaya ilişkin kesinleşen ilamın 6. Bendindeki ibarelerin, tarafların düzenledikleri protokol ve duruşmadaki beyanlarında yer alan ifade ve sözcüklerin, davacının katılma alacağından açıkça feragat ettiğini göstermeye yeterli bulunmadığı, yanların aralarındaki akdi ilişkiyi böylece tasfiye ettiklerinin kabulünün mümkün olamayacağı, bu itibarla hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünüldüğünden, sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşlerine katılmıyorum. 17.11.2015

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/19177, K. 2015/20591, 17 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/19177
Karar No
2015/20591
Tarih
17 Kasım 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2015/19178 K.2015/19988
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2015/19178 K.2015/29659
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2015/19178 K.2015/18708
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/19178 K.2015/21266
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2015/19179 K.2015/19952
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2015/19179 K.2015/29661

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.