KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/19469 E., 2017/11512 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, evlilik birliği içerisinde davalı adına 7 nolu mesken ve 3 nolu yazlık evin satın alındığını, yazlığın mal kaçırmak amacıyla davacıdan habersizce üçüncü şahsa devredildiğini açıklayarak mal rejiminin tasfiyesi ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 50.000,00 TL alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş. 13.05.2012 tarihli harcını yatırdıkları dilekçe ile talep 7 nolu mesken yönünden 50.000,00 TL, 3 nolu yazlık yönünden 36.785.00 TL olarak açıklanmıştır.
Davalı ... Kocagöz vekili, davacının malvarlığının edinilmesinde hiçbir katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 7 nolu mesken yönünden davanın kabulü ile 50.000,00 TL'nin karar tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine; yazlık yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde reddedilen kısım ve faiz başlangıcı yönünden davacı vekili, kabul yönünden davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı vekilinin 3 nolu yazlık eve yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Tasfiyeye konu edilen yazlık eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 31.05.2010 tarihinde davalı adına satın alındığı, mal rejimi sona erdiği 16.11.2011 tarihinden yaklaşık üç ay evvel 24.08.2011 tarihinde dava dışı üçüncü şahsa satıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, yazlık yönünden evlilik birliği içerisinde satıldığı, borçların ödendiği, müşterek çocuğun tahsiline harcandığı, satılan bu taşınmazın bedelinin dava tarihi itibariyle davalıda kaldığının kanıtlanamadığı nedeniyle talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, söz konusu yazlık yönünden yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmiş ise de dosya kapsamı hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, öncelikle tasfiyeye konu taşınmazın satış tarihindeki değerinin tespit edilmesi, bu paranın mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar davalının savunduğu şekilde tüketilip tüketilmediği, bunun hayatın olağan akışına uygun olup olmadığı hususları üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisi hatalı olup bozma nedeni yapılmıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/19469, K. 2017/11512, 26 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama