KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/19846 E., 2015/21085 K.·Temyiz Yolu Yönünden İhtiyati Tedbir Talebinin Reddi Veya Kabulüne İlişkin Kararlar Boşanma Ve Mal Rejiminin Tasfiyesinden Kaynaklanan Katılma Alacağı Davası
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2015
Karar Metni
598 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
1982 ANAYASASI (2709) Madde 6
1982 ANAYASASI (2709) Madde 142
HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 1
HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 341
HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 362
HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 391
HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 394
"İçtihat Metni"S.. G.. ile A.. G.. aralarındaki boşanma ve mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan katılma alacağı davasında ihtiyati tedbir talebinin reddine dair İzmir 1. Aile Mahkemesi'nden verilen 26.08.2015 gün ve ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, evlilik birliği içerisinde edinilen taşınmaz üzerinden fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 50.000 TL katılma alacağın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, 26.08.2015 tarihli tensip kararının 8. bendinde açıklanan nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi üzerine; ara karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 391/3. ve 394/5. fıkralarında ihtiyati tedbir ile ilgili olarak mülga 1086 sayılı HUMK’nda yer almayan yeni bir hak arama yolu öngörülmüş ve HMK’nun 341. maddesinde “İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar”, HMK’nun 362. maddesinde ise “Temyiz edilemeyen kararlar” başlığı altında yer alan düzenlemelerden sözü edilen kanun yolundan maksadın “istinaf” olduğu hususu açıkça hüküm altına alınmıştır.
Ne var ki, HMK’da öngörülen kanun yollarından istinaf başvurularının inceleneceği merciler olan Bölge Adliye Mahkemelerinin henüz kurulmaması nedeniyle HMK’na daha sonra eklenen Geçici 3. maddeyle istinaf hükümlerinin uygulanması Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar ertelenmiş ve bu amaçla birtakım genel geçiş hükümleri öngörülmüştür.
Bilindiği üzere, ihtiyati tedbir, HMK’da “Geçici Hukuki Korumalar” üst başlığı altında taraflar arasındaki ihtilafın çözümüne katkı sağlayan ve asıl yargılamada verilen hükmün gerçekleştirilmesini temin eden ve hakların korunması bağlamında aynı zamanda hukuk devleti ilkesinin ayrılmaz bir parçası olarak hak arama hürriyeti kapsamında değerlendirilebilecek bir usul hukuku müessesesi olduğunda kuşku yoktur.
Temyiz yolu da, açık bir şekilde hatalı veya kanuna aykırı biçimde ortaya çıkmış kararların düzeltilmesini amaçlayan olağan bir kanun yoludur. Bu anlamda temyiz “hukukun hiç uygulanmaması veya yanlış uygulanması” sebebine dayanır. Zira temyiz, hem kararın daha üst seviyedeki bir mahkeme tarafından denetlenmesini sağlaması, hem de şekli bakımdan kesinleşmesini ertelemesi itibariyle tam bir kanun yoludur.
Oysa istinaf, yukarıda belirtildiği gibi hukuki denetim yanında yerindelik denetimi yapan bir kanun yoludur. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 6. maddesine göre:” Hiçbir kimse veya organ, kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisini kullanamaz”. Yine Anayasanın 142. maddesine göre de: “Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi kanunla düzenlenir”. Nitekim bu husus, 6100 sayılı HMK’nun 1. maddesinde: “Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir.
Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir.” Şeklinde düzenlenmiştir. Aynı ilkeye Yargıtay’ın“ Mahkemelerin görevi kamu düzeni ile ilgilidir; kıyas veya yorum yolu ile genişletilemez” şeklindeki kararında (YİBK.1977/4-4) de yer verilmiştir. Bu bakımdan mahkemelerin görev ve yetkilerinin kıyas ve yorum yoluyla genişletilmesinin olanaklı bulunmamaktadır.
Bu itibarla; HMK’nun 391. ve 394. maddelerinde geçen “kanun yolu” ibaresi ile kastedilenin istinaf yolu olduğu, Geçici 3. madde yollamasının sadece HUMK’nun temyize ilişkin hükümlerini kapsadığı ve ihtiyati tedbire ilişkin kararların nihai nitelikte kararlardan olmadığı, ayrıca bu konuda özel bir düzenlemenin de bulunmadığı gözetildiğinde, bu tür kararların temyiz yolu kapsamında incelenebilmesi mümkün değildir (YİBK. 21.02.2014 tarih 2013/... E.-2014/... K.).
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/19846, K. 2015/21085, 24 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama