KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/20475 E., 2017/9535 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Şikayet
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan ilamlı takipte, borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; manevi tazminatın kesinleşmeden takibe konulamayacağını, maddi tazminat için talep edilen faizin yanlış ve fazla olduğunu, tahsil edilen 140.000 TL’nin anaparadan mahsubu gerektiğini açıklayarak icra emrindeki fazla kısmın iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, manevi tazminata ilişkin hükmün kesinleşmeden takibe konulabileceği, bilirkişi raporu doğrultusunda fazla talep olmadığından şikayetin reddine karar verilmesi üzerine hükmün borçlu vekili tarafından temyiz üzerine Dairemiz'ce sair temyiz itirazları reddedilerek Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda faiz borcunun bulunmaması halinde kısmi ödemenin anaparaya mahsup edileceği, birikmiş faiz borcunun bulunması halinde ise TBK'nun 100. maddesine göre hesaplama yapılacağının belirtildiği , bilirkişinin bu hususa ilişkin kabulünün doğru olduğu,
takipten önce ödenen 140.000,00 TL ve şikayet tarihinden önce, 28.08.2013 tarihinde icra dosyası harici tahsil şeklinde bildirilen 96,900,00 TL ödeme bulunduğu,İcra emri tebliğinden sonra, tahakkuk eden ödeme isteklerinin İİK'nun 33/2 maddesi gereği süresiz şikayet konusu edilebileceği düşünülerek bu dosyada hesaba dahil edilmesinin mümkün olduğu, belirtilen ödeme miktarları dikkate alınarak TBK'nun 100. maddesi gereğince Yargıtay denetimine açık hesaplama yaptırılması gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş ve Mahkemece bozmaya uyularak bilirkişiden alınan ek rapor kapsamında şikayetin reddine karar verilmiştir.
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Mahkemece bozmaya uyulduğu ve hükme esas alınan 29.05.2015 havale tarihli ek bilirkişi raporunda 28.08.2013 tarihinde yapılan 96.900TL ödemenin nazara alınarak bu tarih itibariyle asıl alacak ve faiz alacağının belirlendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece belirlenen bu duruma göre takibin ve miktar üzerinden devamını gerektiğinin hükme bağlanması gerekirken yazılı gerekçeyle şikayetin reddi doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/20475, K. 2017/9535, 21 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama