KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/21915 E., 2017/6652 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Muhdesatın Tespiti
Karar Metni
617 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, taraflar arasında görülen ortaklığın giderilmesi davasına konu 303 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki muristen kalan eski evin 4/5'inin, yeni yapılan 3,5 katlı evin ise tamamının vekil edenine ait olduğunun tespiti ile tapunun beyanlar hanesine şerh düşülmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, bina yapıldıktan sonra taşınmazda hisse satın aldığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece: önceki hükümde, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 23.06.2014 tarihli 2014/11948 E, 2014/13265 Karar sayılı kararı ile ".... 3,5 katlı binanın davacı ... tarafından tesis edildiği tespit edildiğine göre hükmün esasının onanmasına, ... reddedilen bölüm yönünden davalı taraf lehine vekâlet ücreti takdir ve tayini gerekirken bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması,
vekalet ücreti ve yargılama gideri hesaplanırken davacının tespitini istediği muhdesatların değeri üzerinden kabul ve reddedilen kısımların değeri (harcı yatırılmış değer esas alınarak) gözetilerek yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken hangi değer üzerinden hesaplandığı belirlenemeyecek ve Yargıtay denetimine elverişli olmayacak şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği..." gerekçeleriyle hüküm, yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin bölümler yönünden bozulmuş.
Mahkemece bozma kararma uyma kararı verildikten sonra, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile dava konusu evlerin değerinin 1/2'si olan 83.864,22 TL üzerinden dava harcı belirlendikten sonra davacı lehine 9.109,15 TL davalı lehine 1.500 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) -Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2)-Dava konusu muhdesatların üzerinde bulunduğu 303 parsel sayılı taşınmazın davacı ve davalı adına paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olduğu, davalı ...'in 35/80, davacı ...'in 45/80 pay sahibi oldukları anlaşılmıştır. Davanın değeri ise, dava konusu muhdesatın davalının payına isabet eden değeridir (zemin bedeli hariç).
Buna göre, yargılama sonucunda hüküm altına alınan nispi karar ve ilam harcı ile aynı şekilde 6100 sayılı HMK'nun 326/2. maddesi uyarıca yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinden davalının tapu payı gözetilerek sorumlu tutulması gereklidir.
Her ne kadar Mahkemece; tarafların hisselerinin 1/2 olduğu, dava konusu evlerin değerinin 1/2'sinin de 83.864,22 TL olduğu belirtilerek bu değer üzerinden davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmiş ise de, davacı tarafından meydana getirildiği tespit edilen ve kabulüne karar verilen 28.5.2013 tarihli kadastro biIirkişileri raporunda B harfi ile gösterilen "üç buçuk katlı binanın" değerinin, yine 28.05.2013 tarihli inşaat bilirkişi raporunda 130.066.83 TL olarak belirlendiği görülmüştür.
O halde Mahkemece, davacı lehine takdir edilecek vekalet ücretinin, kabulüne karar verilen az yukarıda zikredilen muhdesatın davalı payına isabet eden değeri üzerinden hesaplanması gerekirken, taşınmaz üzerindeki tüm muhdesatların değerinin 1/2'si olan 83.864.22 TL üzerinden belirlenmesi doğru görülmemiştir.
Davalı vekilin temyiz itirazları bu yönden yerinde olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmekteyse de; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün aşağıdaki şekilde hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir (HUMK. m. 438/7).
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/21915, K. 2017/6652, 9 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama