KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/2363 E., 2017/2622 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Şikayet
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, takip dayanağı iş mahkemesi ilamında yer alan alacak kalemlerinin brüt olarak takibe konulduğunu, brüt miktarlar nete çevrilerek, faizi, diğer mahkeme masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte alacaklının hesabına yatırıldığını, takibin iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Alacaklı vekili, ödemenin takipten sonra yapıldığını beyanla şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece icra emrinin 11.09.2014 tarihinde tebliğ edildiği, ödemenin 17.09.2014 tarihinde yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne icranın geri bırakılmasına, davalının % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş olup hüküm alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 94, 61, 103 ve 104. maddeleri gereğince, ücretten kesilmesi gereken vergiler ve sigorta primlerinin, ilgili kamu idaresine ödenmesi zorunluluğu borçlu işverene aittir. Bir başka deyişle alacaklı, ilam konusu bedelden kesintiler yapıldıktan sonra kalan net miktar için ilamlı takip yapabilir. Ancak ilamda açıkça net olduğu belirtilmemiş ise bunun da brüt miktar olduğunun kabulü gerekmektedir. Takip dayanağı ilamda ise alacaklara brüt üzerinden hükmedilmiştir.
6098 sayılı T.B.K'nun 100. maddesinde, ''Borçlu faiz veya masrafları tediyede gecikmiş değil ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir." hükmü yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinde icra emrinin 11.09.2014 tarihinde tebliğ edildiği ödemenin 17.09.214 tarihinde yapıldığı takipten önce yapılmış ödeme bulunmadığından borçlunun takip masraflarından ve icra vekalet ücretinden de sorumlu olduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece yapılacak iş, alacak kalemlerinin nete çevrilerek dosya borcunun hesaplanıp TBK 100. maddesine göre yapılan ödemenin öncelikle takip masrafları (icra vekalet ücreti dahil) ve faize mahsup edileceği göz önünde bulundurularak, bakiye, alacağın belirlenmesi gerekir. Noksan ödeme iddiasının bu şekilde sonuca bağlanması gerekirken, eksik inceleme ile sonuca gidilmesi doğru değildir. Ayrıca ilamlı icra takibinde İİK'nun 33 ve devamı maddelerinde istemin reddi ya da kabulü halinde icra inkar tazminatına hükmedileceğine ilişkin yasal düzenleme bulunmadığı nazara alınmaksızın alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/2363, K. 2017/2622, 27 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama