İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2015/24149 K.2017/11132

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Esas2015/24149Karar2017/11132Tarih20 Eylül 2017Okuma5 dk · 1.033 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2015/24149 E., 2017/11132 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Eylül 2017
Mahkemesi
Aile Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.033 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmaz nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur.

Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, taraflar dava konusu taşınmazın 7.500,00-TL' ye alındığı konusunda mutabık olup tanık Pınar'ın beyanlarına itibar edildiği takdirde taşınmazın 7.500,00-TL'den fazla bir değerle satın alınmış olduğu sonucuna ulaşılacağı, bu durumun da mevcut oluşla uyuşmadığı, kaldı ki diğer tanık beyanlarının da somut verilere dayanmayan, soyut beyanlar olduğu, davacının davasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 s.lı HMK 33 m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, katkı payı alacak isteğine ilişkindir.

01.01.2002 tarihinden önce 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin (TKM) yürürlükte olduğu dönemde, eşler arasında yasal mal ayrılığı rejimi geçerliydi (TKM 170 m). TKM'de, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin düzenleme mevcut olmadığından, eşlerin bu dönemde edindikleri malvarlığının tasfiyesine ilişkin uyuşmazlık, aynı kanunun 5.maddesi yollamasıyla Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri göz önünde bulundurularak "katkı payı alacağı" hesaplama yöntemi kurallarına göre çözüme kavuşturulmalıdır. Zira Borçlar Kanunu, Medeni Kanunun tamamlayıcısı olarak kabul edilmiştir(eBK 544, TBK 646 m).

Mal ayrılığı rejiminde; eşler kendi malları üzerinde tasarruf yetkisine ve intifa hakkına sahiptir ve mallarının idaresi kendisine aittir(TKM 186/1 m). Her birinin malları, geliri ve kendi kazançları yine kendilerine ait kişisel mallarıdır(TKM 189 m). Kadın veya kocanın, mal rejiminin devamı sırasında diğerinin edindiği malvarlığına katkısı nedeniyle katkı payı alacağı isteğinde bulunabilmesi için mutlaka para ya da para ile ölçülebilen maddi veya hizmet değeriyle katkıda bulunması gerekir.

Mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde satın alınan tasfiyeye konu mala, düzenli gelir dışındaki diğer malvarlığı (ziynet, miras, bağış vs gibi) ile toplu katkıda bulunulduğu iddia edildiğinde; katkıda kullanılan malvarlığı değerinin, tasfiyeye konu malın satın alma tarihindeki bedelinin tamamı karşısındaki oranı saptanarak, bulunan bu katkı oranının, tasfiyeye konu malın dava tarihindeki sürüm (rayiç) değeri ile çarpılmak suretiyle, davacı eşin katkı payı alacak miktarı belirlenir.

Bu açıklamalar doğrultusunda hesaplama yapılabilmesi için, öncelikle katkıda kullanılan malvarlığının (ziynet, miras, bağış vs) katkı tarihindeki parasal değeri ile tasfiyesi istenen malın hem satın alma bedeli hem de dava tarihindeki sürüm(rayiç)değerleri ayrı ayrı tespit edilmelidir.

Sözü edilen değer tespiti, belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi için, gerek görülmesi durumunda konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden de yardım alınmalıdır. Tasfiyeye konu birden fazla malın bulunması durumunda, her biri için aynı yöntem uygulanır.

Somut olaya gelince; eşler, 02.03.1984 tarihinde evlenmiş, 18.04.2011 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son).

Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1.m).

Tasfiyeye konu 2865 ada 2 parseldeki 13 nolu bağımsız bölüm, eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu 13.07.1999 tarihinde satın alınarak, davalı eş adına tescil edilmiştir. Davacı kadın, yakınlarından aldığı paraları ve ziynetlerini vermek suretiyle katkıda bulunduğunu iddia etmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır(4721 s.lı TMK 179 m).

Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de bu karara katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki; dinlenen davacı tanıklarından davacının babası Şahin; “ Davacı kızım olur. Kızım evliyken taraflar davalı üzerine bir ev satın almışlardı. Bu ev satın alınırken ben kızıma 2.500,00TL hibe olarak verdim. Bunun dışında evin alımında tarafların parayı nerede ne şekilde temin ettiklerini bilmiyorum...” şeklinde, davacının ablası Asiye.

“Davacı benim kız kardeşim olur. Kendisinin dava konusu evi aldığı tarihlerde ben kendisine 600,00TL ev için borç para verdim. Yine babam da o zaman ki tarih itibariyle 2,500,00TL'yi hibe ederek vermişti. Benim verdiğim 600,00 TL'yi kız kardeşim bana bir yıl gibi bir süre geçtikten sonra ödedi.

Ancak babasından olan 2,500,00TL'yi ödemedi, babam o parayı karşılıksız olarak vermişti. ...Yine davalının da o tarihlerde Akören Kışla Köyünde bulunan bir arsasını da bu evi aldığı sırada sattığını ve evin alımında katkıda bulunduğunu duydum...Davalının etraftan başka kişilerden de borç aldığını biliyorum ancak ne kadar borç aldığını bilmiyorum.” şeklinde, müşterek çocuk Pınar ise. “Taraflar benim annem ve babam olurlar.

Dava konusu evi aldıkları tarihlerde babamın kendisine ait olan ve köyde bulunan tarlayı 3.000,00TL'ye sattığını ve bu evin alımında kullandığını biliyorum. Yine annemin babası da bu evin alımında karşılıksız olarak 2.500,00 TL para vermiş olup bu para da evin alımında kullanılmıştır. Ayrıca annemin ziynet eşyaları da bu evin alındığı sırada satılarak evin alımına katkı olarak kullanılmıştır. Annemin 5 tane bileziği, 3 tane yüzüğü, 1 adet zinciri, 1 çift de küpesi vardı.

Anneme ait olan bu ziynet eşyaları da evin alımı sırasında kullanılmış olup, bu zinet eşyaların ne kadara satıldığını bilmiyorum. Yine bu evin alımı sırasında teyzem olan ...'dan da 600,00TL borç para alındığını bu borcu da daha sonra annemin el işi yaparak ödediğini biliyorum. Yine babamın bu evin alımı sırasında yeğeni olan Hüseyin Altınbıçak ve eşi olan ... dan 400,00TL borç para aldığını biliyorum. Bu 400,00 TL'yi de kim ne zaman ne şekilde geri ödedi bilmiyorum.

Bu 400,00 TL'nin ödenip ödenmediğini de bilmiyorum. Yine bu evin alımı sırasında babam Türkiye Vakıflar Bankasından 2.000,00 TL kredi çekmiştir. Benim bildiğim kadarıyla evin alımında kullanılan paralar bu şekilde temin edilmiştir....” şeklinde beyanda bulunmuşlardır.

Dosya içeriğine, toplanan delillere, taraf beyanlarına ve tanık beyanlarına göre tasfiyeye konu taşınmazın 7.500,00-TL'ye satın alınıp sonradan iyileştirme amacıyla bir kısım masrafların yapıldığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki; taşınmazın 7.500,00-TL ye alındığı konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır.

Bu husus da göz önünde bulundurularak, görgüye dayalı tanık beyanları, özellikle müşterek çocuğun beyanları ve dosyadaki diğer delillere göre davacının dava konusu taşınmazın edinilmesine katkıda bulunduğu anlaşıldığına göre iddia ve savunma çerçevesinde toplanan ve toplanacak deliller bir bütün halinde değerlendirilmek suretiyle yukarıda belirtilen ilke ve esaslara göre hesaplama yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/24149, K. 2017/11132, 20 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/24149
Karar No
2017/11132
Tarih
20 Eylül 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2015/24150 K.2017/19978
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2015/24151 K.2017/19979
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2015/24153 K.2017/10320
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2015/24160 K.2017/10321
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2015/24166 K.2017/10312
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2015/24182 K.2017/10493

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.