KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/2610 E., 2017/3489 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Muhdesatın Tespiti
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı; dava dilekçesi ile dava konusu...ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan samanlık vasfındaki yaklaşık 140.45 m2'lik alanı 40 yılı aşkın süredir nizasız, fasılasız kullandığı gerekçesi ile aynı ada içinde son parsel numarası verilerek adına kayıt ve tescilini istemiş, yargılama aşamasında davacı vekili zemin katta bulunan ahırın üzerindeki iki katın müvekkiline ait olduğu gerekçesi ile bu alana yönelik tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taşınmaz üzerinde bulunan zemin kat üzerindeki iki katın davacı ...'ya ait olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarına gelince hükmün 1. bendinde “... ada...parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişilerinin 13.06.2014 havale tarihli raporlarına ekli krokide A harfi ile gösterilen 140.45 m2'lik yapının 2. katı...” ile ilgili hüküm kurulmuş ancak yargılama sırasında açıkça belirtildiği ve gerekçeli kararın içeriğinden de anlaşıldığı üzere dava konusu taşınmaz...ada ... parsel sayılı taşınmaz olup, hüküm kurulurken maddi hata sonucunda ada, parsel numarasının hatalı yazılması doğru görülmemiş ise de, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/2610, K. 2017/3489, 13 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama