KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/2659 E., 2017/3875 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Şikayet
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, İcra Mahkemesi'ne başvurarak; müvekkili İdare'nin gelir vergisi kesintisi yapabilecek kurumlardan olduğunu, yasal kesintiler dikkate alınmadan gönderilmiş olan 16.10.2014 tarihli muhtıranın gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek anılan muhtıranın iptalini istemiştir.
Mahkemece, dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi raporunda borçlu Kurumun icra vekalet ücreti borcunu icra dairesi vasıtasıyla öderken gelir vergisi kesintisi yapabileceği benimsenerek bakiye borç hesaplaması yapılmış, anılan rapor hükme esas alınarak şikayetin kabulüne, 16.10.2014 tarihli borç muhtırasının 10.957,23 TL olarak düzeltilmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 94. maddesinde, kazanç ve ücretlerde kesinti halleri belirtilmiş ve 3. fıkrasında ise; “Yaptıkları serbest meslek işleri dolayısı ile bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden (18.inci maddede yazılı olanlarla kazançları götürü olarak tespit edilen serbest meslek erbabına ve noterlere serbest meslek faaliyetlerinden dolayı yapılan ödemeler hariç).. istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben (Avans olarak ödenenler dâhil) tevkifat yapmaya mecburdurlar.” düzenlemesi mevcuttur.
İİK'nun 138/3. maddesi gereğince de; vekil vasıtasıyla yapılan takiplerde vekalet ücreti miktarının, alacaklı ile borçlu arasında yapılmış sözleşmeye bakılmaksızın icra müdürü tarafından avukatlık ücret tarifesine göre hesaplanacağı, bu şekilde tayin olunan vekalet ücretinin de takip masraflarına dahil olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle borçlu Kurumun icra vekalet ücreti borcunu icra dairesi vasıtasıyla öderken gelir vergisi kesintisi yapması anılan Yasa maddeleri çerçevesinde mümkün değildir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, borçlu tarafça söz konusu kesintinin yapılabileceğinin benimsendiği görülmekte olup, Mahkemece hatalı bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/2659, K. 2017/3875, 20 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama