KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/2789 E., 2015/6875 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2015
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ
Tazminat, zilyetliğin korunması
Davacı-karşı davalı ... ..., karşı davacılar ..... ve müşterekleri ile davalı ..... ve ....., karşı davalı ..... aralarındaki tazminat ve zilyetliğin korunması davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 15.07.2013 gün ve 643/425 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi karşı davalılar ..... ve ..... taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARŞI OY
İlk davada davacı kullandığı Hazine'ye ait taşınmaza davalıların haksız olarak el attığı ve yaptığı ekim/dikim faaliyetine zarar verdiklerini belirterek; davalılardan zararı karşılığı 1082 TL tazminatın haksız eylem tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini; birleştirilen dava ile de ilk davada taraf olarak yer almayan davacılar, ilk davanın davacısı ile bu kişinin babasını hasım göstermek suretiyle aynı taşınmazın bir kısmına davalıların haksız olarak el attıklarını bildirerek; zilyetliklerinin tespiti ve korunmasını talep etmişlerdir.
Mahkemece deliller toplanmış, verilen kararla; ilk davanın reddine,birleştirilen davanın kabulü ile, teknik bilirkişi krokisinde gösterilen (26) parsel sayılı taşınmaz bölümlerine davalıların vaki el atmalarının önlenmesine karar verilmiştir.
Hükmü birleştirilen davanın davalıları, hem ilk dava hem de birleştirilen dava yönünden temyiz etmiştir.
Davaya konu (26) parsel sayılı taşınmaza tapu sicilinde Maliye Hazinesi adına fundalık niteliğiyle kayıtlıdır. Tarafların hakka dayalı bir zilyetliği yoktur. Bu nedenle somut davada TMK. 683 vd. maddelerinin uygulanması söz konusu değildir. Mahkemenin her iki davayı da hakka dayalı bir zilyetlik varmış gibi değerlendirip, sonuca gittiği görülmektedir.
Tarfların zilyetliğinin hakka dayanmadığının anlaşılmasına göre; mahkemenin incelemesini zilyetlik hükümlerine göre yapması ve buna göre karar vermesi gerekirdi. Mahkemenin kararı eksik incelemeye dayalıdır. O halde; temyiz edilen hükmün, gerek ilk dava gerekse birleştirilen dava yönünden, TMK.
981 vd. maddeleri uyarınca “zilyetliğin korunması” ve “zilyetliğe bağlı zararın giderilmesi” hükümleri uygulanarak, gerçekleşecek sonucuna göre bir karar verilmek üzere bozulması gerektiğini düşünüyor. Değerli çoğunluğun onama kararına katılmıyorum. 26.03.2015
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/2789, K. 2015/6875, 26 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama