KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/3336 E., 2017/4899 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, müvekkilinin takibe konu borç için 02.10.2014 tarihli dosya hesabı sonucunda belirlenen 51.648,39 TL’na ilişkin olarak, 42.000,00 TL’lik teminat mektubunun paraya çevrilmesinin ardından 9.648,39 TL daha ödemekle toplamda 51.648,39 TL ödeme yaptığını, ancak icra emrinde belirtilen döviz kuru esas alınarak hesaplama yapıldığında yaklaşık 39.000,00 TL borç çıktığını, bu nedenle 13.10.2014 tarihinde yeniden hesap yapılmasını ve alacaklının takipte, takip günündeki kur üzerinden talepte bulunduğu için talebi ile bağlı kalınması yönündeki taleplerinin alacaklının fiili ödeme günündeki kur üzerinden talepte bulunduğu gerekçesiyle reddedildiğini buna dair 13.10.2014 tarihli memurluk işleminin iptalini, hatalı hesabın düzeltilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, alacaklı vekilinin fiili ödeme günündeki kur üzerinden ödeme yapılmasını tercih etmesi nedeni ile 13.10.2014 tarihli icra müdürlüğü kararının dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş olup hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi (BK'nun 83 md.) uyarınca; “Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.”
İcra takibinin dayanağı ... 5. Tüketici Mahkemesi’nin 21.03.2013 tarih 2012/813 Esas 2013/271 Karar sayılı ilamında ‘‘...Davanın kabulü ile 14.875 Amerikan dolarının 15.03.2010 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca Devlet bankalarınca.... doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,’’ karar verilmiştir.
Bu haliyle ilamda alacaklıya TBK'nun 99. maddesinde düzenlenen seçimlik hak tanınmamış alacağın yabancı para olarak tahsili imkanı verilmiştir. Nitekim alacaklı da takibinde asıl alacağını ilamda belirtildiği üzere ....’’ olarak talep etmiş, takibe kadar işlemiş ... faizini de hesaplamıştır. Yine asıl alacağı için takip tarihi itibariyle % 9,75 olarak ....D faizi ve takip sonrası için faiz oranındaki artışların nazara alınması talebinde bulunmuştur.
Alacaklının icra müdürlüğünce harcın hesaplanabilmesi için harca esas değer olarak gösterdiği 29.101,30 TL, alacağın TL olarak talep edildiği sonucunu doğurmaz.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; borçlunun şikayetine konu hesaplamanın yapıldığı tarih itibariyle ilamda ve takipte belirlenen asıl alacak üzerinden yine ilamda belirtilen 15.03.2010 tarihinden itibaren istenebilecek işlemiş faizin ve hesap tarihine kadar istenebilecek faizin 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereği USD faiz oranlarına göre belirlenerek şikayetin değerlendirilmesi ve sonuçlandırılmasıdır.
Bu kurallara uygun olmayan hesaplama ile sonuca gidilmesi doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/3336, K. 2017/4899, 3 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama