KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/538 E., 2016/7613 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Katkı Payı Alacağı ve Katılma Alacağı
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı ve katılma alacağı davasının reddine dair ... 9. Aile Mahkemesi'nden verilen ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde davalı adına edinilen taşınmazlar ve banka hesabındaki mevduat nedeniyle 600.000,00 TL alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, taşınmazların edinilmesinde davacının katkısı bulunmadığından davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasındaki boşanma davasının reddine karar verildiği, ret kararının kesinleştiği, davalı yan kesinleşen boşanma davasınından sonra ikinci bir boşanma davası açıldığını bildirmiş ise de dava açıldığı tarihteki duruma göre karar verilebileceğinden davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK m. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı ve katkı payı alacağı isteğine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 225. maddesine göre; mal rejimi, eşlerden birinin ölümüyle, başka bir mal rejiminin kabulüyle, mahkemece boşanmaya, evliliğin iptaline veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesiyle sona erer. Yargıtay'ın ve Dairemizin sapmaksızın devam eden uygulamalarına göre, mal rejiminin tasfiyesi ile alacak hakkında bir karar verilmesi için eşler aralarındaki mal rejiminin sona ermesi gerekir. Başka bir anlatımla, şahsi hak niteliğindeki mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak hakkının dava konusu yapılabilmesi için muaccel (istenebilir) hale gelmesi gerekir, bu da mal rejiminin sona ermesi ile gerçekleşir.
Mal rejiminin sona ermesi, mal rejiminin tasfiyesiyle katkı payı, değer artış payı ve artık değere katılma alacağı davalarının görülebilirlik ön koşuludur. Mal rejimini sona erdiren boşanma davasının derdest olduğunun anlaşılması durumunda usul ekonomisi gereğince (6100 s.lı HMK'nun m. 30) bekletici mesele yapılmalıdır.
.//..
Bu tür davalarda mal rejiminin sona ermemiş ve sona erdirecek davanın da henüz açılmamış olduğunun anlaşılması durumunda ise davanın görülebilirlik ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerekir.
Somut olayda; taraflar arasında görülen ... 9. Aile Mahkemesi'nin ... sayılı boşanma dava dosyası ret ile sonuçlanmış ve 05.12.2013 tarihinde kesinleşmiş ise de; davacı tarafından ... tarihinde açılan ... 4. Aile Mahkemesi'nin ... sayılı boşanma davasının devam ettiği anlaşılmaktadır. O halde, mal rejiminin sona ermesi sonucunu doğurabilecek bir boşanma davasının derdest olduğu anlaşıldığından; mahkemece, "usul ekonomisi ilkesi" (6100 s.lı. HMK'nun m. 30) uyarınca boşanma davasının sonucunun bekletici sorun yapılması (HMK. m. 165/1). gerekirken; yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/538, K. 2016/7613, 25 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama