KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/5676 E., 2015/8884 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2015
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ
Tapu iptali ve tescil
.... ve.... ile ..... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne dair Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 06.12.2012 gün ve 97/412 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, davacıların murisinin 1980 yılında 565 nolu parselden 200 m2'lik yer satın aldığını, üzerinde bina yaptığını, imar uygulaması sonucunda davacılara ait binanın 2864 ada 35 parsel üzerinde kaldığını açıklayarak 2864 ada 35 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaliyle davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, bilirkişi raporunda belirtilen 119,32 m2'lik yer yönünden davayı kabul etmiş, diğer kısım yönünden davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 2864 ada, 35 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan 119,32/214,22 hissesinin tapu kaydının iptali ile eşit olarak davacılar.... ve .... adlarına tapuya tesciline, kalan miktarın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, Mahkeme'nin bu yöndeki incelemesinin usul ve yasaya uygun bulunmasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Mahkemece davalı adına tam pay olarak kayıtlı taşınmazın tamamı 214,22 pay kabul edilerek 119,32 payının iptaliyle eşit paylı olarak davacılar adına tesciline karar verilmiş ise de; kesirli olarak tapu kaydı oluşturulması Tapu Sicili Tüzüğü hükümlerine aykırı olup, hatalıdır. Ne var ki; bu hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden gerekçeli kararın hüküm fıkrasının buna ilişkin bölümünün düzeltilerek onanması gerekmiştir. (HUMK. m. 438/7)
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/5676, K. 2015/8884, 20 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama