KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/6182 E., 2015/9426 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2015
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ
Elatmanın önlenmesi, ecrimisil, tapu iptali ve tescil
Davacı-birleşen dosya davalısı ..... ile davalı-birleşen dosya davacısı...., birleşen dosya davalıları .... ve müşterekleri aralarındaki elatmanın önlenmesi, ecrimisil, tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 02.06.2009 gün ve 376/240 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı-birleşen dosya davalısı .... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Asıl davada davacı .... vekili, 303 parsel sayılı taşınmazın tapuda müvekkili adına kayıtlı olduğunu, ancak davalıların izinsiz olarak taşınmazı kullandığını ve davacının kullanmasına engel olduklarını açıklayarak, davalıların elatmasının önlenmesine, şimdilik 6.000 TL ecrimisilin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada ise, davacı ... vekili, 303 parsel sayılı taşınmazın 1968 ila 1984 yılları arasında davacı ...'in babası ...l tarafından, 1984 yılından sonra ise davacı.... tarafından kullanıldığını, kayıt maliklerinin ölümünün üzerinden 20 yılı aşkın bir süre geçtiğini, TMK'nın 713/2. maddesi uyarınca tapu kaydının hukuki değerini yitirdiğini açıklayarak, tapu kaydının iptaliyle vekil edeni adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkin asıl davanın reddine; birleşen davanın kabulüne, dava konusu 303 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tesciline karar verilmiştir.
Hüküm, asıl davanın davacısı.... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 303 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payı tapuda asıl davanın davacısı ... adına, geri kalan 1/2 pay ise birleşen davadaki davalıların murisleri adına kayıtlıdır. Birleşen davanın davacısı ... taşınmazın babası ...'den kendisine intikal ettiğini beyan etmiş, ancak intikal şekli hakkında bir açıklama yapmamıştır.
TMK'nın 701. maddesi gereğince tereke elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğu ve elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin hakkı ortaklığa giren malların tamamına yaygın bulunduğu, TMK'nın 640 ve 702. maddeleri hükümlerine göre elbirliği mülkiyetinde tasarrufi işlemlerde oybirliği arandığı, dava açmak da tasarrufi bir işlem olduğundan, miras bırakandan intikal ettiği iddiasıyla 3. kişilere karşı açılan davalarda, uyuşmazlık konusu taşınmazın taksim, bağış vb. şekilde mirasçılardan birine veya bir bölümüne bırakıldığının kanıtlanması gerekir.
Aksi halde; mirasçılardan biri veya bir kısmı adına tescil istenemeyeceği gibi dava dışı mirasçılar olması halinde tüm mirasçılar adına tescil istenilmediği için, dışarıda kalan mirasçıların davaya katılmalarının sağlanması veya miras ortaklığına temsilci atanması yoluyla da davanın yürütülmesi mümkün değildir.
Somut olaya gelince; toplanan deliller, tüm dosya kapsamından özellikle keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve davacı tanıkları, dava konusu taşınmazın önce birleşen davanın davacısı ... 'in babası ... tarafından kullanıldığını ve daha sonra davacıya babasından kaldığını bildirmişler, ancak intikal şekli hususunda bir açıklamada bulunmamışlardır. Bu husus mahkemece açıklığa kavuşturulmamıştır.
Hal böyle olunca; mahkemece yapılacak iş; dava şartının açıklığa kavuşturulması bakımından muris ... 'e ait veraset belgesi ya da nüfus aile kayıt tablosunun getirtilmesi, taşınmazların davacıya kimden, ne şekilde ve hangi tarihte intikal ettiğinin, davacıdan başka mirasçı varsa mirasçılar arasında geçerli taksimin yapılıp yapılmadığının, davacının zilyetliğinin başlangıcı ve sürdürülüş şeklinin yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı olarak sorulması, alınacak beyanlara göre dava şartı dikkate alınarak ondan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurmak olmalıdır. Dava koşulu gözetilmeden işin esası ile ilgili hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/6182, K. 2015/9426, 27 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama