KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/6217 E., 2017/7249 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Şikayet
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
... ARAR
Borçlu vekili, müvekkili aleyhine başlatılan takipte icra emri tebligatının vekil yerine asile yapıldığını, talep edilen nafakaların hangi döneme ilişkin olduğu belirtilmediği gibi faiz başlangıç tarihinin de bulunmadığını, ayrıca bir dönem davalı ile birlikte yaşadıkları ve oğlu ile bizzat ilgilendiğini talep edilen nafakaların bu döneme ilişkin olduğunu belirterek icra emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Borçlu vekilinin sair temyiz itirazları, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından yerinde değildir.
2- Nafaka ile yükümlü bulunan borçlunun sorumluluğu lehine nafaka hükmedilen kişinin infak ve iaşesi amacına yöneliktir. Borçlunun bu sorumluluğunun yerine getirilmesinin istenebilmesi için çocuğun alacaklı yanında olması gerekir.
Borçlu boşanma davasından sonra birlikte kaldıklarını bu konuda şahitleri olduğunu bildirerek borca faiz ve fer'ilerine itiraz ettiğine göre bu maddi vak'anın ispatı için deliller toplanmalı, tanıklar dinlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Ayrıca icra dosyasında bulunan takip talebi ve icra emrinde nafaka talebinin hangi aylara ilişkin olduğu belirli olmadığından davalı alacaklıdan nafaka talebinin hangi aylara ilişkin olduğu sorularak, bu dönemlere ilişkin banka dekontları getirtilip incelenerek sonuca gidilmesi gerekirken, Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/6217, K. 2017/7249, 17 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama