KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/8318 E., 2017/9144 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İstihkak
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3. kişi, 27.5.2014 tarihinde haczedilen hayvanların kendisine ait olduğunu açıklayarak istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste haciz yapıldığını, haciz sırasında hayvanların kulak küpe numaralarının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, hacze konu hayvanların davacı adına kayıtlı oldukları, hayvanların davacının işletmesine dava dışı 3. kişilerden geldiği borçlu ile bir ilgisinin olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. Maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Dava konusu haciz, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği ve dayanak senette geçen adreste yapılmıştır. Buna göre, İİK'nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin aksinin davacı 3. kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir.
İspat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip olan üçüncü kişi, haczedilen hayvanların kendisine ait olduğunu, hayvan pasaportlarının bulunduğunu iddia etmekte olup, delil olarak ise hayvan pasaportları ile işletme tescil belgesine dayanmıştır. Hacze konu hayvanların kulak küpe numarası 3. kişi adına kayıtlı ise de: davaya konu hayvanlar borcun doğumundan hatta ödeme emrinin tebliğ tarihinden sonra davacı 3.kişinin işletmesine getirilmiştir. Öte yandan,anılan belgeler, ilgilinin beyanına dayalı olarak düzenlendiklerinden, istihkak davalarında güçlü delil teşkil etmezler.
Bu maddi ve hukuki olgular ile mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı 3. kişinin İİK'nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin aksini güçlü ve inandırıcı delillerle ispatlayamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/8318, K. 2017/9144, 15 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama