KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/8390 E., 2017/10632 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, kıdem tazminatı alacağı ile fazla çalışma ücretinin net rakamlar üzerinden takibe konulmadığını, bu alacak kalemleri için bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının üzerinde bir faiz talep edildiğini iddia ederek, icra emrinin iptalini talep etmiş, Mahkemece, taraflardan banka ismi bildirmeleri için süre verilmeden ve oranlar getirtilmeden, alacaklı vekilince cevap dilekçesine eklenen TCMB’nın internet sitesinden alınan faiz oranları esas alan ve bürüt alacak kalemlerini nette çevirmeden hesaplama yapan hatalı bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiş, hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir.
HGK'nun 20.09.2006 tarih, 12-594/534 sayılı kararında da vurgulandığı üzere Mahkeme’ce yapılacak iş; taraflara süre verilerek, bildirdikleri bankalardan, hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının sorulması ve bürüt alacak kalemlerinin nete çevrilmesi suretiyle hakkın doğum tarihinden itibaren takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının bilirkişiye hesaplattırılması şeklinde olmalıdır.
Somut olayda Mahkemece yukarıda bildirilen ilkeler ışığında, taraflara banka ismi bildirmeleri için süre verilmesi, her iki tarafın bildirdiği tüm bankalardan faiz oranları getirtilerek gerektiğinde yeni bir bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/8390, K. 2017/10632, 13 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama