KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/8957 E., 2016/17201 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Katkı Payı ve Katılma Alacağı
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
... ile ... aralarındaki katkı payı ve katılma alacağı davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nden verilen ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde edinilen taşınmaz ve araçlar nedeniyle 10.000,00 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile, 10.000,00 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde davacı taraf, dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL harca esas değer gösterilmek suretiyle dilekçede belirtilen 1 adet taşınmaz ve 2 adet araç nedeniyle alacağın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Dava dilekçesinde davacının alacak talebinin hangi kalem için ne kadar olduğu açıklanmamıştır. Mahkemece, davacının talepleri açık olmadığı halde açıklama yaptırılmamıştır.
Bu durumda öncelikle mahkemece, 6100 sayılı HMK'nun 31. maddesindeki hakimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde davacıya talep ettiği alacak kalemlerinin her biri yönünden talep ettiği alacak miktarını ayrı ayrı açıklattırılması bundan sonra talep miktarı da göz önünde bulundurularak isteklerin her biri hakkında ayrı ayrı karar verilmesi gerekir.
Ayrıca, 6100 sayılı HMK'nun 297/2 maddesine göre, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi, infaza elverişli biçimde hüküm kurulması zorunludur. Mahkemece hangi alacak kalemi için ne miktar talebin kabul edildiğinin açıkça yazılarak karar verilmesi gerekirken, açık ve anlaşılır olmayacak şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
.//..
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/8957, K. 2016/17201, 19 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama