KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/10698 E., 2020/1108 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Muhdesatın Tespiti Ve Tazminat
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu tescil harici bırakılan taşınmazdaki ağaçların müvekkilleri tarafından dikildiğini, davalı ...’nin kanal geçirmek suretiyle ağaçları kestiğini belirterek ağaçların müvekkillerine ait olduğunun tespitini ve doğan zarar nedeniyle 2.500 TL’nin davalı ...’den alınarak davacılara verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, muhdesat konusunda hak iddia etmediklerini, husumetin kendilerine yöneltilemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı ... ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti ve haksız fiil sonucu oluşan zararın tazminine ilişkindir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. 6100 sayılı HMK’nin 294 ve devamı (Mülga HUMK’un 382 ve devamı) maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi yazılacak gerekçenin, verilen hükme uygun olması gerekmektedir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır.
Bu anlamda, yazılacak kararın gerekçesiyle hüküm kısmı arasında bütünsellik esastır. Başka bir anlatımla, gerekçe ile hüküm birbirine bağlı olup, çelişki bulunmaması gerekir. Nitekim, HMK’nin 298/2. maddesinde de gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır.
Somut olayda, mahkemece hüküm fıkrasında davanın kabulüne, tescil harici bırakılan meyve bahçesindeki ağaçların davacılar ... ile ...'e ait olduğunun tespitine karar verilmiş, hükmün gerekçesinde ise, tespitin yanı sıra davacıların talebi gibi 2500,00 TL'nin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilerek çelişki yaratılması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/10698, K. 2020/1108, 10 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama