İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/11094 K.2017/16726

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi gider olmadığından reddedilmiş olmakla,…

Esas2016/11094Karar2017/16726Tarih13 Aralık 2017Okuma5 dk · 1.096 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2016/11094 E., 2017/16726 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Aralık 2017
Mahkemesi
Aile Mahkemesi
Dava türü
Katılma Alacağı
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.096 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi gider olmadığından reddedilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmazlar ve şirketler nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemenin davacının davasının kabulüyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 25.000-TL katılım alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline dair ilk kararı, davacı vekili ile davalı vekilinin temyizi üzerine Dairenin 23.06.2015 tarih, 2015/3085 esas-2015/13817 karar sayılı kararı ile "...1-Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, mahkemece deliller toplanarak karar verildiğine, davalının hissedarı olduğu dava konusu iki şirkette dağıtılmayan kar payları bakımından davacının katılma alacağı hakkı hesaplanmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığına,

mal rejiminin sona erdiği tarihte davalının malvarlığı içinde mevcut olmayan ve bu tarihten sonra edinildiği konusunda ihtilaf bulunmayan taşınmazlar tasfiyede yer alamayacaklarına (TMK m.235/1), redde konu malların mal rejimi sona erdikten önce davalı tarafından elden çıkarılmadıklarından TMK'nın 229.maddesi de olayda uygulanamayacağına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıda yazılı husus dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince. Katılma alacağı, eklenecek değerlerden (TMK'nın 229) ve denkleştirmeden (TMK'nın 230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malların (TMK'nın 219) toplam değerinden bu mallara ilişkin borçları çıktıktan sonra kalan artık değerin yarısı üzerinde (TMK'nın 231) diğer eşin alacak hakkıdır. (TMK'nın 236/1). Davacı vekili tarafından herhangi bir katkı iddiasında bulunulmamış, yasa gereği katılma alacağı talep edilmiştir.

Davalının %33,33 hissedarı olduğu ve halen faal durumda, taraflar arasında mal ayrılığı rejimi geçerli iken 17.06.1997 tarihinde kurulan .......

Limited Şirketi ile 02.07.2002 tarihinde taraflar arasında edinilmiş mallara katılma rejimi geçerli iken kurulan ......Şirketinin 01.01.2002 tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarih arasında geçen sürede herhangi bir kar payı dağıtmadıkları ve dağıtılmamış kar payının sermayeye eklenerek kullanıldığı anlaşıldığına, bu şirketlerin defterleri üzerinde konusunda uzman bilirkişiler tarafından yapılan inceleme sonucu iki şirketin bu dönemdeki dağıtılmamış kar payları,

ayrıca ..... açısından özvarlık üzerinden davacının katılma alacağı hakkı bulunduğuna göre hükme esas alınan bilirkişi raporlarındaki açıklamalar ve şirket defter ve belgeleri üzerindeki hesaplamalar ile davacı lehine bulunan 88.115,95 TL yerindedir. Mahkeme bu miktarı dikkate almış, taleple bağlılık kuralı gereğince 25.000 TL üzerinden hüküm kurmuş, davacı tarafın fazlaya ilişkin haklarını da saklı tutmuştur.

Davalının boşanma davasının açıldığı tarihte mevcut mallarının (TMK m.235/1) gözönüne alınacağı dikkate alındığında, şirket defter ve belgeleri üzerinde özvarlık ve dağıtılmamış kar payından dolayı alacak hesabı yapılması gerektiği konusunda bir ihtilaf yoktur. Şirketlerin mal rejiminin sona erdiği tarihten sonraki faaliyetlerinin de gözetilerek tasfiye hesabında dikkate alınma imkanı bulunmamaktadır.

Yukarıda da açıklandığı üzere bu kurallara göre davacı lehine hesaplama sonucu mal rejiminin sona erdiği tarih itibarıyla 88.115,95 TL.nin bulunması doğru olmuştur.

Ancak, 4721 sayılı TMK'nın 239/son maddesi uyarınca edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde sahip olunan mal varlıklarının karar tarihine en yakın piyasa sürüm değeri üzerinden tasfiyesi sonucunda oluşacak alacak miktarına tasfiye tarihi olarak kabul edilen karar tarihinden itibaren faiz yürütülür. Görüldüğü gibi alacak miktarı karar tarihine en yakın tarih itibarıyla hesaplanmakta ve yasa gereği de bu miktara karar tarihinden itibaren faiz yürütülmektedir.

Şirketlerle ilgili tasfiye talebinde bulunulduğunda, şirketlerin nitelikleri ve TMK'nın 235/1.maddesi gözetildiğinde karar tarihine en yakın piyasa sürüm değerlerinin dikkate alınması mümkün olmamaktadır. Hesaplama şirketlerin mal rejiminin sona erdiği tarihteki mal varlıkları üzerinden defter ve belgeleri dikkate alınarak yapılmaktadır.

Bu kuralın uygulanması sonucu bulunan miktarın dikkate alınması, gerek karar tarihine en yakın değerin belirlenmesi kuralına, gerekse hak ve nesafete aykırı olacağı anlaşıldığına göre olayda davacı lehine mal rejiminin sona erdiği tarih itibarıyla hesaplanan 88.115,95 TL.nin, tasfiye tarihi itibarıyla (karar tarihine en yakın tarih) ulaşacağı, güncelleştirilerek bulunacak miktar üzerinden hüküm kurulması gerekirken, davacı aleyhine mal rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihi itibarıyla bulunan değer üzerinden hüküm kurulması doğru olmamıştır.

Her ne kadar Mahkemenin taleple bağlı kalarak 25.000 TL.ye hükmetmesi sebebiyle bozma sonucu kurulacak hükümde miktarın değişmeyeceği düşünülebilir ise de davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulduğu hükümde dikkate alınması gereken 88.115,95 TL.nin davacı lehine değişeceği gözetildiğinde bozmada davacı tarafın hukuki yararının bulunduğu kabul edilmelidir..." gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının davasının kabulü ile 178.642,00-TL katılım alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Her ne kadar mahkemece, davanın kabulü ile 178.642,00-TL'ye hükmedilmişse de; varılan sonuç dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki.

Mahkemece, HMK'da yapılan usulü değişiklik uyarınca belirsiz alacak davası açılması halinde davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini arttırabileceği, davacı vekilinin bilirkişi raporu uyarınca belirlenen kısmın harcını ikmal etmesinin ıslah olarak değerlendirilmeyerek eksik harcın ikmali kabul edildiği belirtilmişse de; dava 1086 sayılı HUMK'nun yürürlükte olduğu 13.10.2010 tarihinde açılmış olup söz konusu usul kanununda belirsiz alacak davası türü tanımlanmamıştır.

Başka bir anlatımla, davanın açıldığı tarihte Türk Hukuk Sisteminde belirsiz alacak davası şeklinde bir dava türü bulunmamaktaydı.

Bundan ayrı, davacı vekili dava dilekçesinin sonuç ve istem bölümünde aynen “...davalı ile müvekkil arasında evlilik süresince devam eden mal rejimi tasfiye edilerek fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000-TL tasfiye payının boşanma davasının açıldığı tarih olan 02.03.2007 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizle birlikte davalıdan tahsil edilmesine...” demek suretiyle talep miktarını açıkça 25.000-TL olarak göstermiştir.

Dairemizin bozma ilamından sonra verdiği 04.03.2016 havale tarihli dilekçe ile bu isteğini 178.642-TL'ye yükseltmiş, Mahkemece de arttırılan bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.

Az yukarıda açıklandığı üzere davanın açıldığı tarihte belirsiz alacak davası şeklinde bir dava türü bulunmadığına ve davacı vekili dava dilekçesinde, talep miktarını açıkça 25.000-TL olarak gösterdiğine göre, 04.03.2016 havale tarihli dilekçenin davanın açıklatılması dilekçesi olarak kabul edilmesi de mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle bozmadan sonra sunulan söz konusu dilekçe ıslah dilekçesi niteliğindedir.

HMK'nun 177.maddesine göre ıslah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilirse de. 04.02.1948 tarih ve 1944/10 esas-1948/3 karar sayılı ve 06.05.2016 tarih ve 2015/1 esas-2016/1 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararları, bozma kararından sonra ıslah yapılamayacağına ilişkindir. İçtihadı Birleştirme Kararları, adeta kanun hükmünde olup, ilke kararlarıdır ve benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar (Yarg.Kan.md.45/5).

Durum böyle iken, mahkemece bozma kararından sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin az yukarıda açıklanan İçtihadı Birleştirme Kararı göz önüne alınmadan bozma sonrası yapılan ıslahla arttırılan miktarı da kapsar şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/11094, K. 2017/16726, 13 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/11094
Karar No
2017/16726
Tarih
13 Aralık 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2016/11094 K.2017/13687
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2016/11099 K.2017/10497
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/11102 K.2017/7215
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2016/11107 K.2017/6329
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2016/11108 K.2017/6197
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/11111 K.2017/17617

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.