İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/11260 K.2018/10570

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 31.03.2016 gün ve 2016/3799 Esas, 2016/5876 Karar sayılı…

Esas2016/11260Karar2018/10570Tarih3 Nisan 2018Okuma5 dk · 1.064 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2016/11260 E., 2018/10570 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Nisan 2018
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu İptali ve Tescil, Alacak
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.064 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 31.03.2016 gün ve 2016/3799 Esas, 2016/5876 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davalı ... vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, 474 parsel sayılı taşınmazın tarafların ortak murisi ... adına 25/01/1965 tarihinde tapulama yolu ile tescil edildiğini, ...'ün 07.07.1982 tarihinde vefat ettiğini, murisin mirasçılarının 26/05/1986 tarihinde dava konusu 474 parsel sayılı taşınmazı taksim ettiklerini, taksim sonucu kızkardeşi davalı ...'ye düşen 4 nolu taksim payındaki yerin 12m²'sinin 26/06/1986 tarihinde vekil edeni tarafından satın alındığını, taraflar arasında yapılan bu satış ve taksim sonucunda herkesin kendi yerini kullanarak kiraya verdiklerini ve bir itirazın olmadığını,

ancak davalı ... tarafından hileli işlemler ile davalı ...'nin hissesinin tamamının resmi akitle davalı ... adına tescil ettirildiğini, böylece vekil edeninin hakkı olan 12 m²'lik yerin davalı ... adına tescil edilmiş olduğunu belirterek, davalı ... tarafından davalı ...'a satışı yapılan 12m²'lik yerin tapusunun iptali ile vekil edeni adına tesciline, bu talep kabul edilmediği taktirde, satış bedeli olan 1.000.000 TL'nin günümüz ekonomik koşullarına göre değerlendirilerek davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili, davanın zaman aşımına uğradığını, satış işleminin 1987 yılında yapıldığını, tapuda herhangi bir şerh olmadığını, taraflar arasındaki satış işleminin vekil edenini bağlamadığını beyan ederek, davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vasisi, dava konusu taşınmazdaki hissesinin yanlışlıkla tamamının davalı ...'e devrinin yapıldığını ancak dava konusu taşınmazda sadece 1 nolu taksim hissesinin davalı ...'e satılması hususunda anlaşma yapıldığını beyan etmiştir.

Mahkemece, davacının 26/05/1986 tarihli taksimde 474 nolu parselden davalılara düşen yerden 12 metrekarelik kısmı 26/06/1986 tarihinde satın aldığı anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulü ile; dava konusu 474 parsel sayılı taşınmazdaki davalı adına kayıtlı olan 7/30 hissenin (70/300), 12/300 hissesinin davalı adına olan tapusunun iptali ile davacının hissesi ile birleştirilerek davacı adına tesciline, kalan 58/300 hissenin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, karar Daire'nin 31/03/2016 tarihli ve 2016/3799 Esas ve 2016/5876 Karar sayılı ilamı ile onanmıştır. Davalı ... vekili süresinde karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Dava; TMK.nın 677 maddesine dayalı mirasçılar arasındaki tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar usul ve yasaya aykırı bulunmaktadır.

Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden;dava konusu 474 parsel sayılı taşınmazın, 25/01/1965 tarihinde tapulama yolu ile muris ... adına tescil edildiği, muris ... mirasçılarının 26/05/1986 tarihinde taksim krokisi düzenlemek sureti ile dava konusu taşınmazı taksim ettikleri, davalı ...'nin 26/06/1986 tarihli sözleşme ile dava konusu parselin taksimde kendisine düşen 4 nolu kısmına isabet eden yerin 12 m2 sini davacı ...'e devrettiği, davacı ...'ünde dahil olduğu ...'ün tüm mirasçılarının 22/08/1986 tarihli ve 2100 yevmiye numaralı işlem ile tapuda adlarına intikal işlemi yaptırdığı, 29/04/1987 tarihinde de davalı ...'nin davalı ...'a dava konusu taşınmazda kendisine intikal eden 3/15 hissesini resmi akitle devrettiği anlaşılmaktadır.

TMK'nın 677. maddesi uyarınca miras payı devrine yönelik olarak düzenlenmiş sözleşmelerde, sözleşme tarihinden sonra tüm mirasçıların katılımı ile elbirliği mülkiyetinin, müşterek mülkiyete çevrilmesi durumunda, ya da sözleşmeye göre hak iddiasında bulunan tarafın, iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete çevrilmesi davasında davacı olarak yer alması ya da davalı olarak yer aldığı bu davada taşınmazın paylı mülkiyete çevrilmesi yönünde irade açıklamasında bulunması halinde, sözleşmeden dönüldüğünün kabulü gerekir.

Yukarıda anlatılan ilkeler ve somut olay ışığında, davacı ...'ün de katıldığı 22/08/1986 tarihli ve 2100 yevmiye numaralı işlem ile muris Hüseyin mirasçılarının tapuda intikal işlemi yaptırdığı ve bu işlem ile miras payının devrine ilişkin 1986 tarihli sözleşmeden dönüldüğü ortadır. Bu durumda, miras payının devri sözleşmesinin bozulduğu ve artık hukuki sonuç doğurma özelliğini kaybetmiş olduğunun kabulü gereklidir. Bu nedenle bu sözleşmeye dayanılarak hak istenemez. Hal böyle olunca, Mahkemece 26/06/1986 tarihli sözleşmeye dayanılarak açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Ancak, davacı vekili, iptal ve tescile ilişkin isteğinin kabul edilmemesi halinde ödediği bedel yönünden tazminat talebinde bulunmaktadır.

Bilindiği üzere, harici satışın hüküm ifade etmemesi durumunda taraflar verdiklerini geri alabilirler. 10.07.1940 tarih, 1939/2 esas ve 1940/77 karar sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararına göre “Haricen yapılan (tapu memuru huzurunda yapılmayan) taşınmaz mal satışından dönüldüğünde, satış bedelini geri vermeyen taraf, parası geri verilinceye kadar yararlandığı ürünleri ödemek ve ecrimisil vermekle yükümlü değildir.” Şu halde Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararına göre geçersiz sözleşmelerde, akdin geçersizliği sebebiyle her iki taraf verdiğini geri alabilir.

Geçerli bir sebebe dayanmaksızın bir kişinin mal varlığından diğerinin mal varlığına kayan değerlerin eksiksiz iadesi, denkleştirici adalet düşüncesine dayanır. Denkleştirici adalet ilkesi ise, haklı bir sebep olmaksızın başkasının mal varlığından istifade ederek kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği bu kazanımı geri vermek zorunda olduğunu ve eski hale getirmede mal varlığında artış olan tarafın yükümlülüğünün bulunduğunu ifade eder. Ülkemizde yaşanan enflasyon nedeni ile belli bir miktar paranın verildiği tarihteki alım gücü ile aynı miktar paranın aradan geçen zamana bağlı olarak iade günündeki alım gücünün farklı ve çok daha az olduğu bir gerçektir. Hukuken geçersiz sözleşmeler tasfiye edilirken, denkleştirici adalet kuralı gözardı edilmemelidir.

Davacının harici satış nedeniyle davalı yana ödediği ve davalı tarafça da inkar edilmeyen harici satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesine göre tazmini gerekir. Senette yer alan bedelin, uyarlama ve denkleştirici adelet kuralları ile 10.07.1940 tarih ve 1939/2 C, 1940/77 ve 07.06.1939 tarih, 1936/31 Esas, 1939/47 Karar sayılı YİBK kararlarının kapsamları ve TEFE-TÜFE endeksleri, altın-döviz kurlarındaki artışlara, memur ve işçi ücretlerindeki artışlar gözetilerek dava tarihine kadar ulaştığı değerin saptanması, bu konuda uzman bilirkişilerden bir hesap uzmanı, bir serbest muhasebeci yada mali müşavir ve bir bankacıdan rapor alınması gereklidir.

Buna göre tarafların bildirdiği tüm deliller toplanarak söz konusu bedelin ödendiğinin kanıtlanması halinde; satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesine göre tazmini gerekir. Bedelin, uyarlama ve denkleştirici adalet kuralları ile 10.07.1940 tarih ve 1939/2 C, 1940/77 ve 07.06.1939 tarih.

1936/31 Esas, 1939/47 Karar sayılı YİBK kararlarının kapsamları ve TEFE-TÜFE endeksleri, altın-döviz kurlarındaki artışlara, memur ve işçi ücretlerindeki artışlar gözetilerek dava tarihine kadar ulaştığı değerin saptanması, bu konuda uzman bilirkişilerden bir hesap, bir serbest muhasebeci yada mali müşavir ve bir bankacıdan denetime elverişli rapor alınması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçelerle hüküm tesisi isabetsizdir.

Bu sebeple, davacının karar düzeltme isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Daire'nin 31/03/2016 tarihli ve 2016/3799 Esas 2016/5876 Karar sayılı onama ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HMK'nun 442/1 maddesi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, istek halinde peşin harcın karar düzeltme isteyen davalı ...'a iadesine, 03.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/11260, K. 2018/10570, 3 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/11260
Karar No
2018/10570
Tarih
3 Nisan 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/11263 K.2018/2826
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/11277 K.2018/3709
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/11280 K.2018/5433
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/11283 K.2018/3594
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2016/11284 K.2018/5745
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2016/11285 K.2018/5767

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.