KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/11472 E., 2017/13102 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3. kişi, 11.08.2015 tarihinde haczedilen hayvanların kendisine ait olduğunu açıklayarak istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, hacze konu hayvanların davacı adına kayıtlı oldukları, hayvanların davacının işletmesinde doğdukları gerekçesi ile davanın kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiş, hükmü davalı alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Dava konusu haciz, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği ve dayanak senette geçen adreste yapılmıştır. Yine davacı 3. kişi, borçlunun eşi olup buna göre, İİK'nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin aksinin davacı 3. kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir.
İspat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip olan üçüncü kişi, haczedilen hayvanların kendisine ait olduğunu, hayvan pasaportlarının bulunduğunu iddia etmekte olup, delil olarak ise hayvan pasaportları, işletme tescil belgesi ve tanık anlatımlarına dayanmıştır. Ne var ki; hayvan pasaportları, ilgilinin beyanına dayalı olarak düzenlendiklerinden, istihkak davalarında güçlü delil teşkil etmezler. Bundan ayrı, davacı 3. kişi ile borçlu arasında karı- koca ilişkisi de mevcuttur.
Bu maddi ve hukuki olgular ile mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı 3. kişi, İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin aksini güçlü ve inandırıcı delillerle ispatlayamadığından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/11472, K. 2017/13102, 17 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama