KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/11474 E., 2019/5820 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2019
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İstihkak
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili; 11.12.2012 tarihli haciz esnasında mülkiyeti müvekkili şirkete ait malların haczedildiğini öne sürerek, istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olduğu, karinenin aksinin üçüncü kişi tarafından güçlü delillerle ispatlanamadığı, borçlu şirketin ticari faaliyetini üçüncü kişi şirket üzerinden devam ettirdiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1.İstihkak davalarında, geçerli bir haczin varlığı davanın ön koşullarından biridir. Haczin mevcut olup olmadığının, mahkemece, davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de; takip dosyasının incelenmesinde karar tarihinden sonra 06.01.2016 tarihinde davalı alacaklı vekilinin takipten feragat ettiğini beyan edip 07.01.2016 tarihinde de haricen tahsil harcını yatırdığı anlaşılmakla, Mahkemece bu bilgilere göre; istihkak davasının konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 6100 sayılı HMK'nin 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdirine karar verilmesi için hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2.Bozma sebep ve şekline göre, davacı üçüncü kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/11474, K. 2019/5820, 12 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama