İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/11641 K.2020/994

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Esas2016/11641Karar2020/994Tarih6 Şubat 2020Okuma7 dk · 1.498 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2016/11641 E., 2020/994 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Şubat 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Muhdesatın Tespiti
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.498 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, 115 ada, 95 parsel sayılı taşınmazın müvekkilinin murisi ve annesi ...'e ait olduğunu ölümü ile mirasçılarına intikal ettiğini, üzerindeki tüm binaların müvekkiline ait bulunduğunu, bu binaların tamamının müvekkili tarafından yaptırıldığını, yapılan bu binalar için tüm masrafları, bina için gerekli olan tüm malzemelerin müvekkilince karşılanıp temin edildiğini, bu binaları yapan ustaların işçilik ve yapı ücretlerini de müvekkilinin verdiğini, yapılan bu binaların halen müvekkili tarafından fiilen kullanıldığını ve tasarruf edildiğini belirterek 115 ada 95 parsel sayılı bu taşınmaz üzerindeki binaların (evlerin) tamamının müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... , davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 115 ada 95 parselin üzerinde bulunan A harfi ile gösterilen 61,52 m2 lik bina ve buna ilave olarak sonradan yapılan B harfi ile gösterilen 23,31 m2 lik bina, C harfi ile gösterilen 29,93 m2 lik bina ve buna ilave olarak yapılan üstü açık olan ve F harfi ile gösterilen ve krokide üzerine ölçüleri yazılmış olan kısım ve E harfi ile gösterilen 3,75 m2 lik kısmın davacı ... tarafından yaptırıldığının tespitine, D harfi ile gösterilen 34,56 m2 taş bina yönünden davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, muhdesat tespiti istemine ilişkindir.

1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davalı ...’in temyiz itirazlarının incelemesinde;

Dava konusu muhdesatların üzerinde olduğu 115 ada 95 parsel, kadastro çalışmalarında arsalı samanlık vasfı ile senetsizden, 766,77 m2 miktarı ile 1978 yılında ölen tarafların murisi ... adına ölü olduğu da belirtilerek 20.08.2002 tarihinde tespit edilmiş, tutanağın beyanlar hanesinde taşınmaz üzerindeki kargir samanlığın ... oğlu ...’e ait olduğu gösterilmiş, tespite karşı dava açılmış ise de Kadastro Mahkemesinin 04.02.2005 tarihli ve 2004/18 Esas, 2005/8 Karar sayılı ilamı ile Kadastro Kanunu’nun 28/2. maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına, 115 ada 95 parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir.

Taşınmaz halen muris ... adına tapuda kayıtlı durumdadır. Dosyaya sunulan mirasçılık belgesine göre muris ... 04.10.1978 tarihinde ölmüş, geride mirasçı olarak davacı ile davalıları bırakmıştır.

TMK’nin 684/1. maddesi uyarınca kural olarak, bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur. 22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı üzere. Eşya Hukuku'nda, muhdesatdan, bir arazi üzerinde arz malikinden başkasına veya bir paydaşa ait yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir.

Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak sağlamaz. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır (TMK mad.722, 724 ve 729). Ne var ki. TMK'nin 1012 maddesi hükmüne göre; malikin rızasıyla, kamu hukukundan kaynaklanan kısıtlamalar. Tapu Sicil Tüzüğü'nün belirlediği ayrık durumlar ve özel kanun hükümlerinde saklı hallerde tapu kütüğünün beyanlar hanesine muhdesatla ilgili şerh verilebilir.

Başka bir anlatımla, tapu kütüğünün beyanlar hanesine “beyanda” bulunulabilmesi için Medeni Kanun veya ilgili özel yasalarda bir düzenlemenin bulunması gerekir.

Arzdan ayrı olarak muhdesatla ilgili tapu kütüğünün beyanlar hanesine açıklama yapmaya imkan veren düzenlemeye örnek olarak Türk Medeni Kanunu’nun 748.maddesindeki sürekli geçit hakları, 755. maddesindeki toprağın iyileştirilmesi işlemi yapılmak üzere taşınmaz maliklerinin alacakları kararlar, 710. maddesindeki yetkili makamlarca belirlenmiş taşınmazın heyelan bölgesinde kaldığına dair beyanlar sayılabilir. Diğer yandan, buna imkan veren özel kanunlar olarak da.

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, 3194 sayılı İmar Kanunu, 3621 sayılı Kıyı Kanunu, 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu, 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemleri Düzenleyen Kanun, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu, 2924 sayılı Orman Köylüsünün Desteklenmesine dair Kanun ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu sayılabilir.

Tapu Sicil Tüzüğünün 60. maddesi hükmüne göre, kütüğün beyanlar sütununa ancak mevzuatın yazılmasını öngördüğü hususlar yazılabilir. Az yukarıda, buna imkan veren Türk Medeni Kanunu’nun ilgili maddeleriyle özel kanunlar belirtilmiştir. Gerek metni yukarıda yazılan Türk Medeni Kanunu'nun 1012. ve gerekse Tapu Sicil Tüzüğünün 60. maddelerinden görülmektedir ki, mevzuatın yazılmasına izin vermediği bir belirtmenin kütüğün beyanlar sütununda gösterilebilme imkanı yoktur.

Tapu kütüğünün beyanlar hanesine “beyan” imkanı veren 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19/11. maddesi "sahibi lehine muhdesatın tespitine ve bunun kütüğün beyanlar hanesine yazılmasına" imkan sağlamaktadır. Anılan hüküm uyarınca “Taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlardan birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilir”.

Bu şekilde bir belirtmenin yenilik doğurucu bir sonucu olmadığı, esasen var olan şahsi hakka aleniyet kazandıracağı ve muhdesat sahibi lehine kanıt oluşturacağı kuşkusuzdur. 3402 sayılı Kadastro Kanunu kural olarak kadastro bölge ve çalışma alanlarında üzerinde çalışma yapılan taşınmazlara uygulanır. Ancak, Yasa'nın 33. maddesinde Kadastro Kanunu'nun bazı hükümlerinin kadastro çalışma bölgeleri dışındaki genel hükümlere göre açılan davalara da uygulanacağı kabul edilmiştir.

Maddede sayılan genel hükümleri arasında 19. madde bulunmamaktadır.

Ancak, kadastro çalışması yapılan taşınmazlarda, tutanakların askıya çıkarıldığı tarihten itibaren 30 gün içinde kadastro mahkemesinde açılan davalarda veya bu süre içinde dava açılmamış tutanak kesinleşmişse, Kadastro Kanunu'nun 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre içinde kadastrodan öncesi nedenlere dayanılarak genel mahkemelerde açılacak davada muhdesatın arzdan ayrı olarak beyanlar hanesine yazılması istenebilir.

Bir başka anlatımla kadastrodan sonraki hukuki sebeplere dayanılarak, genel mahkemelerde açılan davada, Kadastro Kanunu'nun 19/11. maddesine dayanılarak muhdesat tespiti ve bunun kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesi dava edilemez.

Öte yandan. Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 Sayılı HMK mad. 106/2.) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir.

Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK mad. 114/1-h ve 115 mad.)

Öğretide ve Yargıtayın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.

Bu açıklamalar karşısında, bilirkişi raporundaki açıklamalar ve tanık beyanları karşısında mahkemece, D harfi ile gösterilen kısmın yaklaşık 40 yıllık olup davacıya ait olmadığı, davacı tarafından yaptırılmadığı, yapım aşamasında katkısı bulunmadığı, tadilat aşamasında katkısının olduğu, A, B, C, E ve F harfi ile gösterilen kısımların ise yeni oldukları ve davacı tarafından yaptırıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.

Az yukarıda da ayrıntılı şekilde yazılı olduğu üzere, 20.08.2002 tespit tarihinden önce yapılan muhdesatlar yönünden 3402 sayılı Kanun’un 19/II. maddesinin dikkate alınması, tespit tarihinden sonra meydana getirilen muhdesatlar yönünden ise hukuki yarar olup olmadığı da gözetilerek değerlendirme yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir.

Muhdesatların üzerinde bulunduğu 115 ada 95 parsel, tapuda arsalı samanlık olarak muris adına tapuda kayıtlı olup, üzerindeki kargir samanlığın ... oğlu ...’e ait olduğu da beyanlar hanesinde gösterilmiştir.

Dosyada alınan inşaat mühendisi bilirkişi raporunda, A ve B harfli mesken ile ambarın 1992 yılında yapıldığı ve 21-30 yaş aralığında olduğu, C harfli ambar ve depodan oluşan kargir yapının, E harfli wc ile F harfli duvarları örülmüş ve yarım bırakılmış, üstü açık deponun 12 yaşında ve 2002 yılında inşa edildikleri, D harfli deponun da ortalama 40 yaşında bulunduğu belirtilmiştir.

2002 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucu düzenlenen krokide ise A, C ve D harfli yapılar görünmekte iken B ve E harfli yapılar görünmemektedir. 24.07.2014 tarihli teknik bilirkişi raporunda da kadastro çalışmalarından sonra ilave edilen kısımlar kırmızı renkle B, E ve F harfleri ile krokide gösterilmişlerdir. Gerek beyanlar gerekse rapordaki açıklamalar karşısında muhdesatların tespit öncesi mi tespit sonrası mı meydana getirildikleri hususunda tereddüt bulunmaktadır.

Davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı, muhdesat tespiti isteğine yönelik talepte bulunulduğu dikkate alınarak, öncelikle talebe konu yapıların muhdesat niteliğinde olup olmadıklarının, dava konusu muhdesatların tespit öncesi mi yoksa tespit sonrası mı yapıldıkları hususunun tereddüte yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması, tutanağın beyanlar hanesinde yazılı samanlığın dava konusu muhdesatlar içinde olup olmadığının belirlenmesi,

sonrasında Dairenin ilke ve uygulamaları ile 3402 sayılı Kanun’un 19/II. maddesi ve tespit sonrası yapılan muhdesatlar yönünden hukuki yarar olup olmadığı da gözetilerek, gerekirse tanık beyanların arasındaki çelişkinin de usulüne göre giderildikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller de birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...’in temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, taraflarca HUMK'un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 26,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, istek halinde peşin harcın temyiz eden davalıya iadesine, 06.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/11641, K. 2020/994, 6 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/11641
Karar No
2020/994
Tarih
6 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/11642 K.2020/998
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/11643 K.2020/1634
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/11653 K.2020/1819
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/11680 K.2020/3407
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/11711 K.2020/3388
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/11714 K.2020/2829

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.