KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/12718 E., 2019/9631 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2019
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, müvekkili Bankaya gönderilen haciz ihbarnemesine rehin , takas ve mahsup hakkı bulunduğundan bahisle itiraz edildiğini,borçlunun müvekkili Bankanın ... şubesinin kredili müşterilerinden olduğunu, borçlu şirkete çek karneleri verildiğini açıklayarak davanın kabulünü talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, her ne kadar davacı tarafından sözleşmeye dayalı olarak istihkak davası açılmışsa da taraflar arasında düzenlenmiş bir kredi sözleşmesi olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
İstihkak davaları İİK’nin 97/11. maddesi uyarınca genel hükümlere göre basit yargılama usulüne tabidir. 6100 sayılı HMK'nin 322. maddesinin birinci bendinde; "Bu Kanun ve diğer kanunlarda basit yargılama usulü hakkında hüküm bulunmayan hâllerde, yazılı yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır. " düzenlemesine yer verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nin 140. maddesi son fıkrası ise" Ön inceleme duruşmasında, taraflara dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları için iki haftalık kesin süre verilir. Bu hususların verilen kesin süre içinde tam olarak yerine getirilmemesi hâlinde, o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilir ‘’ hükmünü içermektedir.
Somut olayda, davacı üçüncü kişi delil olarak bankacılık sözleşmesine dayanmış, dava dilekçesi içeriğinde borçluya çek karnesi verildiğinden bahsetmiştir. Buna göre, HMK'nin 322. maddesinin atfı ile HMK'nin 140. maddesinin son fıkrası uyarınca davacı tarafa dilekçesinde gösterdiği ve sunmadığı belgeleri sunması için süre ve imkan tanınması gerekirken, davacı Bankaya müzekkere yazılarak belgelerin gönderilmesinin istenmesi, aksi taktirde sözleşmelerinin olmadığının kabul edileceğine yönelik ihtarat yapılması ve gelen cevabi yazıya istinaden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/12718, K. 2019/9631, 30 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama