İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/12940 K.2016/14873

... ile ... aralarındaki tapu iptali ve terkin, meni müdahale ve kal davasının kısmen kabulüne dair ...2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili ve davacı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş…

Esas2016/12940Karar2016/14873Tarih1 Kasım 2016Okuma7 dk · 1.470 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2016/12940 E., 2016/14873 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Kasım 2016
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu İptali ve Terkin, Meni Müdahale ve Kal
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.470 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

... ile ... aralarındaki tapu iptali ve terkin, meni müdahale ve kal davasının kısmen kabulüne dair ...2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili ve davacı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ... vekili; davalı adına kayıtlı ... parsel sayılı taşınmazın tamamının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını, özel mülkiyete konu olamayacağını açıklayarak, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile taşınmaz üzerindeki 100 m2’lik ahşap kafeterya binasının yıkımına karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, bozma ilamından sonra, davanın kısmen kabülü ile; ... parsel sayılı taşınmazın 05.03.2009 tarihli bilirkişi ...'ın krokisinde sarı renkle ve "A" harfi ile gösterilen 246.00 m2’lik bölümü kıyı kenar çizgisi içinde kaldığından tapu kaydının iptaliyle deniz kıyısı olarak terkinine, bu bölümün 189.00 m2’lik bölümü üzerine tek katlı ev yapılmak suretiyle davalının yaptığı müdahalenin menine ve tek katlı yapının kal'ine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı ve davacı vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

Davanın reddine dair önceki hüküm karar düzeltme istemi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin ... sayılı ilamı ile, ''.... işin esası bakımından 5841 sayılı Yasa'nın yürürlüğü döneminde davanın hak düşürücü süreden reddedilmiş olması doğrudur.

Ancak anılan yasa Anayasa Mahkemesi'nin ... sayılı kararı ile iptal edilmiş ve henüz Resmi Gazete'de yayınlanmadığı için bu defa aynı tarih aynı esas ve ... sayılı karar ile iptal hükmünün de eldeki davalara uygulanmak üzere yürütmenin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Öyle ise, kesin hüküm halini almamış ve kazanılmış hakkın istisnasını teşkil eden bu durum karşısında 5841 sayılı Yasa hükümleri uyarınca davanın reddine ilişkin olarak kurulan hükmün, verildiği tarih itibarıyla doğru olduğu düşünülse de, meydana gelen Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra meydana gelen değişiklik karşısında doğru olduğu söylenemez. Buna göre, işin esasının 28.11.1997 tarih 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme

.//..

Kararına göre belirlenen ve belirlenecek olan kıyı kenar çizgisine göre çözüme kavuşturulacağı açıktır" gereğine işaret edilerek bozulmuş, bozma ilamı üzerine mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonrasında; davanın kısmen kabulü ile; ... parsel sayılı taşınmazın 05.03.2009 tarihli bilirkişi ...'ın krokisinde gösterilen 246.00 m2’lik bölümü kıyı kenar çizgisi içinde kaldığından tapu kaydının iptali ile deniz kıyısı olarak terkinine, bu bölümün 189.00 m2’lik bölümü üzerine tek katlı ev yapılmak suretiyle davalının yaptığı müdahalenin men'i ile tek katlı yapının kal'ine karar verilmesi üzerine,

hüküm bu defa Daire'nin ... sayılı ilamıyla “...Hükmün sonuç kısmında, talep hakkında verilen hükmün, infaz edilebilir nitelikte, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir (HMK.m.297/2). Bu usul kuralına uyulmaması başlıbaşına bir bozma sebebidir.

Mahkemece bu usul kuralına aykırı ve infazda tereddüte yol açacak şekilde harf belirtilmeksizin dava konusu taşınmazın salt 246 m2'lik kısmının tapu kaydının iptaline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu...” gerekçesi ile bozulmuştur.

Dava, taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı ve bu yerlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu hukuki sebebine dayalı olarak açılan tapu iptali ve terkin müdahalenin önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir. 1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yazılı şekilde hüküm verilmiş olmasında işin esası yönünden bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin tüm, davacı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-Dava dosyasında harita-kadastro mühendisi ... tarafından düzenlenen 05/03/2009 tarihli krokili raporda, dava konusu ... parsel sayılı taşınmazın A harfli 246 m2’lik kısmının kıyı kenar çizgisi dışında ve kara tarafında, B harfli 256 m2’lik kısmının ise kıyı kenar çizgisi içerisinde ve deniz tarafında kaldığı açıkça anlaşıldığına ve 28/02/2009 tarihli jeolog bilirkişi raporunda da kıyı kenar çizgisinin bu şekilde olduğu açıklandığına göre;

davanın kısmen kabulü ile yukarıda belirtilen krokili raporda turuncu renkle taralı B harfi ile gösterilen 256 m2’lik kısmın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığından bu kısımla ilgili davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kıyı kenar çizgisi dışında kalan sarı renkle boyalı A harfli 246 m2’lik ksım yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, bu yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm düzeltilerek onanması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 2. bentte açıklanan sebeple, Hükmün 1. bendinde yer alan “..sarı renk A harfi ile gösterilen 246 m2’lik...” sözcüklerinin karar metninden çıkartılmasına yerine “...turuncu renkli B harfi ile gösterilen 256 m2’lik...” sözcüklerinin yazılması sureti ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HMK'nun 370. maddesi (1086 sayılı HUMK'nun 438/7. fıkrası) gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, davalı vekilinin tüm, davacı ... vekilinin ikinci bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yukarıda 1.bentte açıklanan sebeplerle reddine,

taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, 01.11.2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.Başkan

(Muhalif)

KARŞI OY

Davacı ... vekili, davalı adına tapuda kayıtlı ..., ... Köyü’nde bulunan ... parsel sayılı taşınmazın tamamının, 3621 sayılı Kıyı Kanunu’na göre kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını, taşınmazın tapu kaydının iptali ile üzerinde bulunan binanın kal’ine karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin ... sayılı ilamı ile hükmün esası yönünden temyiz itirazları reddedilerek, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden hükmün bozulmasına karar verilmiş, davacı vekilinin karar düzeltme talebi ise reddedilmiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yeniden davanın reddine, yapılan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, davalı vekili lehine takdir edilen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilmiştir.

Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nce, ... sayılı karar ile hükmün esasına yönelik temyiz itirazları yeniden reddedilmiş, temyiz aşamasında yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa'nın 16. maddesi ile değişik 3402 sayılı Yasa'nın 36/A maddesi hükmü gözetilerek bu hususun değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuştur. ... vekilinin karar düzeltme talebi üzerine, hüküm esas yönünden de bozulmuştur.

Bozma ilamında, Anayasa Mahkemesi’nin 12.05.2011 tarih, 2009/31-77 sayılı kararı ile hak düşürücü süreye ilişkin hükmün iptal edildiği, iptal hükmünün yürürlüğe girdiği, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra, Mahkemece verilen ret kararının doğru olduğunun söylenemeyeceği, işin esası hakkında 28.11.1997 tarih, 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı doğrultusunda değerlendirme yapılmak suretiyle ve ayrıca 6099 sayılı Yasa hükümleri de gözönünde bulundurularak uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerektiğinin belirtildiği, Mahkemece bozma ilamına uyularak,

davanın kabulüne, taşınmazın 246 m2’lik kısmının tapu kaydının iptaline, bu kısım üzerinde bulunan tek katlı yapının kal’ine, müdahalenin men'ine karar verilmiştir.

Hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Mahkemece verilen ilk karar esas yönünden, yani davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine ilişkin kısmı, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nce onanmıştır. Her ne kadar Mahkeme hükmün onanan kısmı yönünden de bozmadan sonra verdiği ikinci kararda yeniden hüküm kurmuş ise de, bu usuli bir hata olup, sonuca etkili değildir ve yok hükmündedir. Hükmün onanan kısmı kesinleşmiş artık kesin hüküm haline gelmiştir. Kesin hüküm, hükmü veren mahkeme de dahil olmak üzere bütün mahkemeleri bağlar. Kesin hüküm kamu düzenine ilişkin olduğundan, tarafların iradesine tabi değildir.

Hukuki güvenlik ve yargıya güven kesin hüküm ilkesi ile sağlanır. Hukuki güvenlik ilkesi; hukuk devleti ilkesinin olmazsa olmaz koşulu olup, mevcut emredici hukuk kurallarının herkese eşit şekilde ve düzgün bir şekilde uygulanmasını da içeren bir ilkedir. T.C. Anayasa’sının 2. maddesi’nde Cumhuriyetin nitelikleri sayılırken, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğu vurgulanmıştır. Hukuk devleti kişilerin hukuki güvenliğini sağlayan bir devlettir.

Hukuki güvenlik ilkesi, herkesin bağlı olacağı hukuk kurallarını önceden bilmesi, tutum ve davranışlarını buna göre güvenle düzene sokabilmesi anlamına gelir. Hukuk devleti hukuk kurallarının onu koyanlar da dahil olmak üzere, her kişi ve kuruluşu bağlamasını ifade eder. Hukuk devleti kavramının özünü devlet organlarının hukuka bağlılığı yani, yönetimin eylem ve işlemlerini hukukun içinde kalarak yerine getirmesi oluşturmaktadır.

.//..

T.C. Anayasası 36. maddesi; “Herkes ….. adil yargılanma hakkına sahiptir.”hükmünü içerir. Türkiye’nin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin adil yargılanma başlığı taşıyan 6. maddesinde; “Herkes …. davasının ….. hakkaniyete uygun …… olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir.” denilmektedir.

Adil yargılanma hakkının en önemli alt kavramlarından birisi, silahların eşitliği ilkesidir. Yargılamada taraflar arasında adil, hakkaniyete uygun bir denge kurulması gerekir.

Anayasa’nın 2. maddesiyle benimsenen hukuk devletinde, hukuki güvenliği sağlayan bir düzen kurulması asıldır. Böyle bir düzende devlete güven ilkesi vazgeçilmez temel unsurlardandır. Hukuk devletinde yasama, yürütme ve yargının hukuka bağlı olması gerekir. Yargısı hukuka bağlı olmayan bir devlette vatandaşların kendilerini güvencede hissedebileceklerini söylemek mümkün değildir.

Hukuk devletinde bireyler devlete güven duyabilmeli aynı şekilde devlet de bu güveni vatandaşa verebilmelidir.

Kesin hükme saygı uluslar arası hukuk düzenine özgü hukukun genel ilkelerinden biri olarak da kabul görmektedir. . Eğer bir hukuk sistemi içerisinde yargının verdiği ve bağlayıcı olan bir kesin hüküm işlevsiz bir duruma getirilmiş ise adil yargılanma hakkının sağladığı güvencelerden söz edemeyiz.

Somut olayda, Mahkemece verilen karar esas yönünden, Yargıtay 1.Hukuk Dairesi’nce onanarak kesinleşmiştir. Kesin hüküm gücü kazanan bir kararın, bozmaya konu edilmesi, kamu düzenini bozacak bir sonuç yaratır. Mahkemece verilen ilk karar esas yönünden onanıp kesinleştiğine göre, bozma ilamına konu edilip, Mahkemece de esas yönünden hüküm kurulup davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.

Bu durum, uluslararası hukuk düzeninde kabul görmüş ilkelere, T.C Anayasası’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti ilkesine, hukuki güvenlik ilkesine, adil yargılanma hakkına aykırılık teşkil eder. Devlete ve yargıya güveni ciddi bir şekilde sarsar. Mahkemece verilen hükmün esası ile ilgili davanın kabulüne ilişkin kararın açıkladığım nedenlerle bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun, düzelterek onama kararına katılmıyorum. 01.11.2015

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/12940, K. 2016/14873, 1 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. Karşı Oy
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/12940
Karar No
2016/14873
Tarih
1 Kasım 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2016/12941 K.2016/17809
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/12943 K.2016/8981
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/12945 K.2016/9203
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/12946 K.2016/9204
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/12947 K.2016/9205
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/12947 K.2016/9667

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.