KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/13605 E., 2019/8910 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2019
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı borçlu tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı borçlu, 04.11.2015 tarihli hacze konu menkullerin kardeşi...’a ait olduğunu öne sürerek, istihkak iddiasının kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece.davanın süre yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
İİK'nin 96/1. maddesinde, üçüncü kişinin haczedilen mal ve hak üzerinde mülkiyet veya rehin hakkına dayanarak istihkak davası açabileceği öngörülmüştür. Gerek doktrinde ve gerekse Yargıtay uygulamasında “mülkiyet ve rehin hakları" sözcüklerinin sınırlandırıcı anlam taşımadığı, ayrıca sınırlı ayni haklara, tapuya şerh verilmiş kişisel haklara, hapis hakkına, mülkiyeti muhafaza sözleşmesine, intifa hakkına dayanarak da istihkak davası açılabileceği kabul edilmektedir. Aynı Yasa'nın 99. maddesinde ise, haczedilen şey borçlunun elinde olmayıpta üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia eden üçüncü bir şahıs nezdinde bulunursa icra müdürünün o şahıs aleyhine icra mahkemesine müracaat için alacaklıya yedi gün mühlet vereceği düzenlenmiştir.
Eldeki dava borçlu ... tarafından açılmıştır;. Ne var ki, borçlunun üçüncü kişi adına istihkak davası açma hakkı bulunmamaktadır. Az yukarıda açıklanan İİK'nin 96 ve 99. maddelerinde istihkak davasının üçüncü kişi veya alacaklı tarafından açılabileceği öngörülmüş, borçluya dava açma hakkı tanınmamıştır. Bu durumda, Mahkemece, borçlunun istihkak davası açma hakkı olmadığından davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde süreden ret kararı vermesi doğru değil ise de bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/13605, K. 2019/8910, 10 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama